(6762 S. K. m. 362, 561)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.05.2002 tarih ve 1998/1314-2002/351 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 25.03.2003 günde davacı ve mukabil davalı avukatı H. Çilenger ile davalı ve mukabil davacı avukatı H. Aydın gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin diğer davalılarla birlikte % 25 paya sahip bulunduğu davalı Limitet şirketten hiçbir kâr payı alamadığını, faaliyetlerin ve gerçek kârlılığın müvekkilinden gizlendiğini, güven ilkesinin ortadan kalkması nedeniyle şirketin tasfiyesini isteme zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek, şirketin tasfiyesini ve müvekkilinin payının davalıdan tahsilini, tasfiyeye karar verilmezse müvekkilinin ortaklıktan çıkmasına izin verilmesini ve ayrılma payının rayiç değerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, fesih ve tasfiye nedeni bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşılık davada ise, şirket faaliyetlerine sekte vurduğu ve güven ortamını kaldırdığını ileri sürerek, karşılık davalının ortaklıktan çıkarılmasını talep etmiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara, şirket kayıtlarına ve bilirkişi raporlarına dayanılarak, davalı ortakların ortaklığı devam ettirme iradeleri ve şirket faaliyetlerinin sürmesi karşısında fesih ve tasfiye isteminin dayanaksız olduğu, çoğun içinde azı da vardır ilkesine göre davacının amacı gözetildiğinde ortaklıktan çıkma izni isteğinin yerinde olduğu, davacının bu yöndeki başvurularını semeresiz bırakan davalı tarafın aynı amaca yönelik karşılık davasının hakkaniyet gereği reddi gerektiği gerekçesiyle, karşılık davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile TTK'nun 551/2 maddesi uyarınca davacının ortaklıktan çıkarılmasına izin verilmesine, davacının 16.04.2001 tarihindeki ortaklık payının 13.802.110.000- lira olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili ve katılma yolu ile davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ortak ile diğer ortaklar arasında ortaklıktan ayrılma koşullarında uyuşmazlık çıktığına ve dava açıldığına göre, bu konudaki prosedüre ilişkin şirket ana sözleşmesinin 7 nci maddesince öngörülen tüm evrelerin tamamlanmasının dava şartı kabul edilmeyecek olmasına, limitet şirket ortaklığından çıkan veya çıkarılan kişinin ayrılma payının hesaplanmasında şirket malvarlığının hükme en yakın tarihteki değerlerinin hesaba katılacak olması karşısında bir takım donanım ve aygıtların finansal kiralama sözleşmesi çerçevesinde davanın devamı sırasında şirketin mülkiyetine geçmesi nedeniyle demirbaş değerine eklenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin ise, aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava dilekçesinde ayrılma payının hesaplattırılarak ödenmesine karar verilmesi istenildiğine göre, bu alacağın şirket öz varlığının hüküm tarihine en yakın tarihteki rayiç değeri üzerinden hesaplanarak tahsiline karar verilmek gerekirken, üçüncü bilirkişiler kurulunun 17.03.2002 tarihli 2. ek raporunda bildirilen rakamlar yinelenerek ayrılma payının dava ve aynı kurulun kök raporunun düzenlendiği 16.04.2001 tarihindeki tutarına yer verilmek suretiyle eda yerine tespit hükmü kurulması doğru görülmemiş, kararın bu yön bakımından davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 275.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10.800.000- lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalılar ve mukabil davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacı mukabil davalıya iadesine, 27.03.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy