(6762 S. K. m. 767/5, 806)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 24. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.07.2002 tarih ve 2001/705-2002/506 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi tüm taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkillerinin miras bırakanı Haydar Ü.'ın davalı bankanın servis aracıyla işe giderken meydana gelen kazada öldüğünü, daha önce açılan asıl ve birleşen davalarda alınan bilirkişi raporlarında müvekkillerine ödenmesi gereken destekten yoksun kalma tazminatlarının talepten daha yüksek olduğunun belirtildiğini, bu davalarda fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunu ileri sürerek eş Fatma Ü. için 5.580.000.000-lira çocuk Zeynep için 1.278.000.000-TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek reeskont oranında faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, 10.06.2002 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi Fatma Ü. için 12.618.535.803-TL, Zeynep Ü. için 5.148.640.877-lira olarak ıslah etmiştir.
Davalılar vekilleri, ıslah talebinin zamanaşımı süresi geçtikten sonra yapıldığını savunarak, dava ve ıslah talebinin reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ıslah yoluyla talep edilen miktar yönünden zamanaşımı gerçekleştiği gerekçesiyle davacı Fatma için 5.580.000.000-lira, davacı Zeynep için 1.278.000.000-liranın olay tarihinden itibaren değişen oranlardaki yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, ıslah yolu ile talep edilen dava ve istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- TTK'nun 806. maddesi gereğince taşıyıcı yolcuları gidecekleri yere sağ salim ulaştırmakla yükümlüdür. Taşıma sırasında kaza sonucu ölüm olursa TTK'nun 767/5 nci maddesi gereğince uğranılan zararın giderini on yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunmaktadır.
Davacı vekili, 10.06.2002 tarihli ıslah dilekçesi ile müddeabihi arttırmış olup, HUMK 87/son maddesindeki ıslahla müddeabihin artırılamayacağına ilişkin hükmün Anayasa Mahkemesi'nin 1999/1-33 sayı ve 20.07.1999 tarihli kararı ile iptal edildiği ve müddeabihin ıslahla arttırılmasının mümkün hale geldiği de gözetilerek, mahkemece 10 yıllık zamanaşımı süresi içindeki ıslah yolu ile talep edilen miktar konusunda işin esasına girilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 37.000.000-lira temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.11.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy