(1086 S. K. m. 409)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Devrek Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.03.2002 tarih ve 1998/399-2002/122 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 21.01.2003 günde davacı avukatı A. Dinçsoy ile davalı avukatı M. K. Karaçelebi gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi H. Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların miras bırakan tarafın keşide edilen çekin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibinde, keşidecinin ölü olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, 01.0308.000.000 TL. sının faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, dava konusu çekin davalıların miras bırakanına ait olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, çeke dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
HUMK'nun değişik 409/son madde ve fıkrası uyarınca, önceki fıkralara göre işlemden kaldırılmış ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz.
Davanın 20.4.1999 tarihinde işlemden kaldırıldığı, 21.5.1999 tarihinde yenilendiği, bundan sonra 23.11.1999 tarihinde yeniden işlemden kaldırıldığı ve 14.12.1999 tarihinde tekrar yenilendiği; artık bundan sonra takipsiz bırakıldığı takdirde HUMK'nun 409/5. madde ve fıkrası uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, 7.3.2000 tarihindeki takipsiz bırakma sonrasında işlemden kaldırılma ile yetinildiği ve 24.3.2000 günü dava dosyasının tekrar yenilerek işleme alındığı görülmüştür.
Mahkemece, 7.3.2000 tarihli takipsiz bırakma üzerine davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davaya devamla işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 275.000.000 TL. duruşma vekillik ücretinin, Avukatlık Ücret Tarifesi'nin 21 nci maddesi gereğince KDV'si ile birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.01.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy