(818 S. K. m. 50, 146)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 06.06.2002 tarih ve 2001/1008-2002/691 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma 01.04.2003 için belirlenen taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi Hüseyin Ulus tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı A. C. Orak ile davalı arasındaki kredi sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunmadığı halde aleyhine açılan takipte ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek, 1.200.000.000 TL. sının faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemelerin borçlu tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, sözleşmede davacının kefil sıfatı ile imzasının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesine dayalı olarak, kredi kartı borcunun ek kart hamilinden tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının kefaletinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulmuştur.
Davalının imzası bulunan üyelik taahhütnamesinde, üye ve ek kart hamilinin yapılan her türlü harcama, nakit çekme ve yararlanılan diğer hizmet bedellerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları belirtilmiş olup, Mahkemece açıklanan taahhütname hükümleri nazara alınarak davalının sorumluluğu konusunda değerlendirme ve inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının kefil olarak imzasının bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, taraflar duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy