(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 109)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 4.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15.07.2002 tarih ve 2001/530 - 2002/ 838 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan S. Tanrıöğen vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının maliki ve sürücüsü bulunduğu aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarpması sonucu oluşan 2.453.362.500 lira hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına 17.06.1999 günü ödendiği ileri sürerek, % 85 kusur oranına isabet eden 1.840.000.000 lira tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalıların (ayrı ayrı) vekilleri, davanın olay tarihine göre 2 yıl geçtikten sonra açıldığını savunarak, davacının zamanaşımı yönünden reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Serdar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, TTK. nun 1301. maddesine dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Davalılardan Serdar vekili, zamanaşımı süresi geçirildikten sonra davanın açıldığını yargılama sırasında savunduğu halde, mahkemece bu def'i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden, bu davalı bakımından da esasa ilişkin hüküm tesis edilmiştir.
Yargıtay'ın 17.1.1972 gün ve E.1970/2,K.1972/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından olay tarihinden itibaren işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz. 2918 sayılı TTK. nun 109. maddesinde, sürücü, işleten ve ZMSS. şirketi olmak üzere tüm sorumluları kapsar şekilde Ortak Hükümler ana başlığı altında düzenleme yapılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda değinilen yasa ve İBK hükümleri somut olay bakımından değerlendirilerek, mümeyyiz davalı vekilinin zamanaşımı savunması hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmek gerekirken, bu yönün göz ardı edilmesi doğru olmamıştır.
2- Yukarıda açıklanan bozma neden ve şekline göre, mümeyyiz davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy