(4721 S. K. m. 6)
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.06.2002 tarih ve 2001/757-2002/395 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili Enstitü ile yangın söndürme tüplerinde TSE Belge kullanımına ilişkin her hangi bir sözleşmesi olmamasına karşın, ürettiği tüplerin üzerine TSE markasını koyduğunu belirterek, (500.000.000) TL. maddi ve (1.500.000.000) TL. manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevabında, 26.02.2000 tarihinde imalata yeterlilik ve TSE Belgesini aldığını, bilahare 30.01.2001 tarihi itibarıyla TSE Belgesinin iptal edildiğini, davacı kuruma başvuran tüketicinin mağduriyetinin giderildiği gerekçeleriyle, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, dava dışı Selma Bülegün'ün yöneticisi olduğu apartmanda kullanmak üzere, 22.02.2001 tarihinde "Duygu" markalı 10 adet yangın tüpü aldığı, tüplerin yeterli olmadığı kanaatiyle TSE Bursa Şubesi'ne 5.9.2001 tarihinde başvurduğu, davacı kurum tarafından yapılan araştırmadan üretici firma olan davalının TSE Belgesi olmadığı anlaşıldığından eldeki davanın açıldığı, dosyada yapılan incelemeden davalının 26.02.2000 tarihinde belge almaya hak kazandığı, bilahare TSE Belgesinin teknolojik yetersizlik nedeniyle, 30.01.2001 tarihinde iptal edildiği, bu kararın davalıya 7.2.2001 tarihinde tebliğ edildiği, TSE Belgelendirme Talimatının 28/3. maddesinde belgesi fesh edilen fesih tarihinden önceki dönemde üçüncü kişilere sattığı mamuller üzerindeki "TSE" markasını kaldırması yükümlülüğünün yüklenmediğini, davacının davalının marka kullanma yetkisinin sona ermesinden sonra davaya konu yangın söndürücüleri piyasaya sürdüğünü kanıtlayamadığı, belgenin iptal tarihi ile üçüncü kişinin tüpleri alış tarihini birbirine yakın olduğu, bu durumda söz konusu tüplerin satıcı firmaya davalı tarafından belgenin iptalinden önce satıldığı kanaatinin hasıl olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacıya ait T.S.E markasının davalı tarafından üretilen ürünler üzerine kullanılması nedenine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, TSE Belgelendirme Talimatı'nın 28/3. maddesine göre, belgesi feshedilen fesih tarihinden önceki dönemde üçüncü kişilere sattığı mamüller üzerinde kullandığı TSE markasını kaldırması yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının davalının belgesinin iptalinden sonra davaya konu yangın söndürme tüplerini piyasaya sürdüğünü kanıtlayamadığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, davalıya ait TSE Kullanma Belgesinin iptal tarihi 30.01.2001 olup, anılan karar davalıya 7.2.2001 günü tebliğ edilmiştir. Davaya konu tüplerin dava dışı tüketici tarafından satın alınış tarihi ise 22.02.2001'dir. Bu durumda, yangın söndürme tüplerinin belgenin iptalinden önce, satıcı firma olan Y.... Yangın Malzemeleri Ticaret Şirketi'ne satıldığı hususunu kanıtlama yükümlülüğü davalıda olmasına karşın, ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy