(818 S. K. m. 41, 42, 43) (4721 S. K. m. 6)
Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.07.2002 tarih ve 2000/589-2002/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi yapılan araca davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın %100 kusurlu olarak çarpması ile meydana gelen hasarın sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 15.702.920.000.TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Gül Nak. Ltd.Şti vekili, hasarın fahiş olarak istendiğini, kazada karşı tarafında kusuru olduğunu savunmuştur.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda kazanın oluşumunda davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesiyle, hasar miktarına göre davanın kısmen kabulü ile 8.707.730.940.TL.nın davalı şirketten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücu davasıdır.
Medeni Kanunun 6. Maddesine göre taraflardan her biri iddiasını ispatla yükümlüdür. Davacı sigortalı araçta meydana gelen gerçek zarar miktarını ispatla yükümlüdür. Borçlar Kanununun 41 maddesine göre haksız bir şekilde diğer bir kimseye zarar veren bir şahıs o zararın tazmini ile yükümlü olup, aynı kanunun 42. Maddesine göre tespit edilecek gerçek zarar miktarını tazmin ile yükümlüdür. İstem haksız fiilden kaynaklanmış olmakla araçtaki hasarın her türlü delil ile kanıtlanması mümkündür. Dosyada bulunan belgelere göre alınan bilirkişi raporu ile davadan önce yapılan eksper raporu arasında zararın miktarı konusunda açık fark bulunmakta olup, taraflara bu konuda ispat imkanı verilmek, yetkili servislerden fiyat araştırması yapılmak ve gerektiği taktirde Borçlar Kanunu'nun 43. maddesine göre uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harçlarının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 28.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy