(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.06.2002 tarih ve 2001/162 - 2002/332 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif üyesi olan müvekkiline isabet eden 12 nolu konutun önündeki duvarın, otopark yeri olarak kullanılmak üzere iki metre geri çekilmesine ilişkin olarak 11.02.2001 tarihli genel kurulda alınan kararın şehir imar planına, kooperatifin yerleşim planına aykırı olduğunu, zira o civarda otopark yeri olarak planda yer ayrılmadığını ileri sürerek, kararın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortak alana el attığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, duvarın plana aykırı olarak 2 metre ileriye yol içine yapıldığı, dolaysıyla duvarın 2 metre geri çekilmesi kararının yasaya, ana sözleşmeye, iyiniyet kurallarına aykırı olmadığı, planda otopark yeri olarak geçmeyen 2 metrelik bölüme davalının çeşitli mercilerden izin almadan esasen hemen otopark da yapamayacağı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacı 11.02.2001 tarihli genel kurula katılmış, iptalini dava ettiği 10 ncu madde görüşmeleri sırasında eleştiri ve düşüncelerini oylama öncesinde açıkladığı halde, oylama sonrası ne yazılı nede sözlü olarak muhalefette bulunmamıştır. Yasanın dava koşulu olarak aradığı muhalefetin, gündeme ve görüşmeye değil, oylama sonucuna ilişkin olarak yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, öncellikle davanın bu dava koşulu yerine getirilmeden, açılması karşısında, dava şartı yokluğundan reddi gerekmektedir.
Öte yandan, kararın konusunun şehir imar planına ve kooperatif yerleşim planına aykırı olduğunu, bu nedenle kararın mutlak butlan yaptırımına tabii olduğunu davacı vekili temyiz dilekçesinde ileri sürmüş olup, muhalefet şehri aranmaması gerektiğini dile getirmek istemiştir. Oysa, dairemizin 07.10.2002 tarih ve 4321 - 8742 sayılı ilamında da açıklandığı üzere, esasen idari makam ve merciilerin tespit ve takdirine ve de idari yargı yoluna konu olabilecek bir konuda ve teknik kurallara ne derece aykırı düştüğünün henüz ortaya dahi çıkmadığı ve tesbit edilemediği, idarenin izin verip vermeyeceğinin dahi henüz belli olmadığı bir aşamada, davacının konutu önüne planda olmayan otopark yapılması kararının uygulanacağına kesin gözüyle bakmak, bu kararı peşinen yoklukla sakat kabul etmek doğru değildir. Dolaysıyla, kararın iptali kabil olması karşısında, davacının muhalefet şerhini tutanağa geçirtmesi gerektiğinin kabulü icap eder.
O halde, davanın özellikle dava şartı yokluğundan reddi gerekirken, esasa girilerek aynı sonuca yazılı gerekçelerle varılması isabetsiz ise de sonucu itibariyle doğru olan hükmün değişik bu gerekçelerle onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün değişik gerekçe ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy