(6762 S. K. m. 3) (818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fatih Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.07.2002 tarih ve 2001/269 - 2002/550 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete ait tesislerin davalı şirket çalışanlarına hasara uğratıldığını ileri sürerek olaydan doğan 631.097.859 TL şirket zararının davalılardan avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bedaş vekili, olay mahallindeki kazı çalışmalarının ihale yoluyla diğer davalı tarafından yapıldığını, müvekkili sorumluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı M., davacı T.'un yaptığı hatalı tesis çalışması nedeniyle hasarın oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan kazı işinin yüklenici M. tarafından yürütülmesi, davalı B. Genel Müdürlüğünün kazı ile ilişkisinin kesilmesi nedeniyle B. aleyhine açılan davanın husumetten reddine, diğer davalının olaydaki kusuruna göre 567.988.073 TL. den sorumlu olduğu gerekçesiyle bu miktarın olay tarihinden başlayan yasal faizi ile davalı Meta'dan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, davacının tesislerine verilen zararın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davalı B. hakkında dava, yapılan kazı çalışmasının tamamen yüklenici M. tarafından bağımsız olarak yürütülmesi nedeniyle husumetten reddedilmişse de iş sahibi B.'ın yüklenici diğer davalı üzerinde denetim, gözetim ve kontrol yetkisinin bulunup bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmamaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmenin denetim ve kontrole ilişkin maddesi dosyada bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkeme sözleşmenin tamamı celbedilerek davalı iş sahibinin yüklenici üzerinde denetim, gözetim ve kontrol yetkisine sahip olup olmadığı incelenerek buna göre sorumluluğu açıklığa kavuşturulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, T.T.K. 3.maddesi uyarınca bir ticarethane, fabrika ya da ticari şekilde işletilen diğer bir müesseseyi ilgilendiren bütün muamele, fiil ve işler ticari işlerdendir. Davada taraflar tacir olduğundan tüm fiil ve işlemleri ticari iş mahiyetindedir. Bu nedenle aradaki ilişkiye ticari hükümler uygulanacaktır. Davaya konu olay tacirler arası haksız eylemden kaynaklandığından, davaya konu alacak da ticari alacak niteliğinde bulunmakla ve dava dilekçesinde açıkça avans faizi talep edilmiş olmakla, mahkeme avans faizi yerine yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu yönden de bozulması gerekmiştir.
4- Mahkemece, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi nazara alınmadan davacı taraf için 56.798.807 TL vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde görülmemiş, kararın bu yönüyle de davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
5- Davalı B. lehine hükmolunan vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının ise, bu davalı hakkında verilen hükmün bozulmuş olması nedeniyle bozma sebep ve şekline göre incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı B. lehine hükmolunan vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının incelenmesine gerek görülmemiştir, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy