(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.07.2002 tarih ve 2002/252-2002/992 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkili şirkete kasko poliçesi ile sigortalı araca tam kusurlu olarak çarpması sonucu hasarlandırdığını ileri sürerek sigortalıya ödenen 130.455.000 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulü ile 130.455.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko poliçesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkin olup, dava vekili, dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren faiz istemine bulunmuştur. T.T.K. 1301. madde uyarınca sigortacı, sigorta bedelinin ödemekle hukuken sigorta ettiren kimsenin yerine geçer. Buna göre sigortacı sigorta tazminatını sigortalısına ödediği tarihten itibaren faiz isteyebileceğinden davalılar araç maliki ve sürücüsü olan Cengiz ve Mehmet yönünden ödeme tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın davacı yararına düzelterek onanması gerekmiştir.
2- Ayrıca, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 04.12.2001 tarihli Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi uyarınca belirlenecek nisbi vekalet ücreti tarifesinin 2. kısmının 2. bölümüne göre tespit edilen miktarın yarısından az olamayacaktır. Buna göre hüküm tarihinde Sulh Hukuk Mahkemelerinde takip edilen davalar için bu miktar 45.000.000 TL olduğundan davacı vekili için bu miktarın aşağısında kalan ücrete hükmedilmesi doğru değilse de bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın bu yönden de düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde geçen dava tarihinden ibaresinin çıkarılarak yerine ödeme tarihi olan 30.03.2001 tarihinden ibaresinin yazılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3.bendinde geçen 13.045.500 TL miktarın çıkarılarak yerine yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesi hükmünce belirlenen 45.000.000 TL cümlesinin yazılmasına, kararın HUMK 438/7. bendi uyarınca bu şekilde düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy