(6762 S. K. m. 1304) (Yangın Sigortası Genel Şartları B.5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 06.02.2002 tarih ve 2001/450 - 2002/76 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalıya yangın poliçesi ile sigortalı olduğunu ve işyerinde çıkan yargın nedeniyle müvekkili ve davalı tarafça yaptırılan tespitler sonucu zarar miktarının aynı hesaplandığını, davalı hakkında yürütülen icra takibinin itiraz üzerine durduğunu, davalının icra dosyasına 19.03.1999 tarihinde 57.706.085.000 TL. yatırdığını ileri sürerek kalan 18.744.303.879 TL'nin faiz de uygulanmak suretiyle itirazının iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin eksperce tespit edilen hasar miktarını ödemesi için gereken sürenin dolmasından evvel davacının icra takibine geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucu İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin değişik iş dosyası ile saptanan 64.678.840.000 TL alacak üzerinden 2.000.000.000 TL sovtaj bedeli düşülerek bulunan 62.678.840.000 TL ana alacak üzerinden yangın tarihi ile takip tarihine kadar olan kısım için 10.307.187.022 TL hesaplanmak suretiyle davalının ödediği miktar da dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu davanın kısmen kabulü ile takibin 15.279.941.022 TL üzerinden devamına ve inkar tazminatının alınmasına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi sonucu Dairemizce mahkemece uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle davacının gerçek zararının tespiti, temerrüt tarihinin belirlenmesi ve inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği belirtilmek suretiyle bozulması sonucu mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucu davalı sigortanın eksper raporunun kendisine ulaştığı 15.01.1999 tarihinden itibaren en geç 30 gün içinde sigorta bedelini ödemesi ve buna göre temerrüt tarihinin 16.02.1999 olduğu gerekçesiyle bu tarih ile takip tarihi olan 19.03.1999 arasındaki süre için bilirkişi raporunda davacının gerçek zararı olarak hesaplanan 57.706.095.448 TL'ye uygulanan faiz hesabına göre davacının 3.429.125.556 TL. faiz alacağının bulunduğu sonucuna varılarak bu miktara yönelik itirazın iptaline, takibin faiz yürütülmesinin devamına ve inkar isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Dava, davalı sigorta şirketine sigortalı işyerinde yangın nedeniyle meydana gelen zararın tahsili istemine ilişkindir. Dairemizce verilen 29.09.2000 tarihli bozma kararının 3.bendinde tarafların delilleri ve sigorta genel şartlarında mevcut bir hüküm olması halinde bunlara dayalı olarak temerrüt tarihinin belirlenmesi gerektiği belirtilmiştir. 31.07.2001 tarihli bilirkişi raporunda, ihbar tarihi ve Yangın Sigortası Genel Şartları'na göre belirlenen tazminatın ödenme süresi ve davaya konu hasarlarda eksper raporunun hazırlanma süresi irdelenerek sigortacının ödeme yapması gereken tarih ile fiilen ödemenin yapıldığı tarihe göre faiz hesaplanarak temerrüt tarihi genel şartlar ve genel uygulama uyarınca belirlenmiştir. Mahkemece raporun bu kısmına iştirak edilmeyerek, eksperce hazırlanan raporun sigortacıya ulaştığı tarihe genel şartlardaki 1 aylık ödeme süresi eklenerek temerrüt tarihi belirlenmiş, faiz hesabı da bu tarihe göre yapılmıştır. Eksperce raporun geç düzenlenmesi ve bu nedenle sigortacının ödemeyi geç yapması sigortalının genel şartlarla korunan haklarını ihlal edemez. Bilirkişiler, davaya konu hasarlarda eksperin 1 ay içinde rapor vermesinin uygun olduğunu belirtmişlerdir. Aksi durumda, eksper raporları geciktirilerek sigorta şirketlerinin ödemeyi geç yapmalarına olanak tanınması sigortalının sigorta poliçesinden kaynaklanan menfaatlerinin zedelenmesine neden olur. Bu nedenle bozma kararında da atıf yapılan genel şartlara ve bilirkişi raporunda belirtilen genel uygulamaya göre temerrüt tarihi ve faiz hesabında bilirkişi raporuna göre karar verilmesi gerekirken, sigortalının menfaatlerine uygun düşmeyen fili duruma göre karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy