(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 109) (818 S. K. m. 133/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Babaeski Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 18.06.2002 tarih ve 2001/120 - 2002/267 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortası ile sigortalı aracın, davalıların malik ve sürücüsü olduğu aracın 6/8 oranında kusuru ile çarpması sonucu hasarlandığını, sigortalılarına ödedikleri 360.641.000 TL. nin, kusur oranına isabet eden kısmının davalılardan tahsili amacıyla yapılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalıların itizarlarının iptaline, takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, itirazın iptali davasının 1 yıllık sürede açılmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından kazanın 11.6.1998 tarihinde meydana geldiği, 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 23.12.1999 tarihinde icra takibini yapıldığı, zamanaşımı itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacı kasko sigortanın TTK. nun 1301 nci maddesi uyarınca açtığı rucüen tazminat davasıdır. Mümeyyiz davalılar vekili, itirazın iptali davasının bir yıllık sürede açılmadığını savunarak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep etmiş, mahkemece, kaza tarihi ile takip tarihi arasında bir yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yargıtay 'ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolaysıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasının açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz.
Somut olayda, sigorta ettiren ile zarar sorumlusu davalı arasındaki ilişki trafik olayına dayandığından, 2918 sayılı KTK. nun 109 ncu maddesi uyarınca zamanaşımı süresi 2 yıl olup, 11.6.1999 olan kaza tarihinden başlar ve 11.6.2001 tarihinde sona erer. Yine, davacı 23.12.1999 tarihinde davalılar hakkında icra takibi başlatmıştır. BK.133/2.maddesi hükmü uyarınca, icra takibi zamanaşımı kesen nedenlerden olduğundan, bu tarihte zamanaşımı kesildiği ve takibin devam ettiği, zamanaşımı süresinin dolmadığı ve davalı Hüseyin' in süresinde itirazda bulunmadığından takibin bu borçlu yönünden kesinleştiği ve yine davalıların icra dosyasındaki itirazları davacı alacaklıya tebliğ edilmediğinden itirazın iptali davasının açılması için öngörülen bir yıllık sürenin de işlemeye başlamadığı dikkate alınmak suretiyle, zamanaşımı def'inin reddi ile işin esasına girilip, tarafların delilleri toplanıp, sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy