(1086 S. K. m. 94, 417)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.09.2002 tarih ve 2002/179 - 2002/152 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini, ileri sürerek TTK 1301.maddesi gereğince sigortalıya ödenen 7.054.609.777 TL den davalı sigorta şirketince ödenen 1.200.000.000 TL düşüldükten sonra bakiye 5.854.000.000 TL' nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı B. Sigorta A.Ş. vekili, davacının gerçek zararı ve kusur oranlarının bilirkişiler aracılığıyla tespit edilmesi gerektiğini, sorumluluklarının ihtiyari mali ve mesuliyet sigorta poliçesi limiti olan 3.000.000.000 TL ile sınırlı olduğunu, dava açılmasına sebebiyet vermediklerinden masraf ve vekalet ücreti istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre, davalılardan R. Rize Limanı Yatırım A.Ş. yönünden daha önceden dosyanın tefriki ile yetkisizlik kararı verildiğinden 3.000.000.000 TL rücu alacağının davacı vekilinin talebi nazara alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı B. Sigorta A.Ş.' den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı vekilinin 25.09.2002 tarihli celsede dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesini istemiş bulunmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarını reddi gerekmiştir.
2- Yargılama harç ve giderleri, kural olarak, davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir. (HUMK m. 417/1) ancak HUMK' nun 94/2 nci maddesine göre hal ve durumu ile aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermemiş ve ilk oturumda davayı kabul etmiş olan davalı yargılama harç ve giderlerine mahkum edilemez.
15.04.2002' de açılan davaya karşı davalı B. Sigorta A.Ş. vekili verdiği 10.05.2002 havale tarihli cevap dilekçesinde gerçek zarar ve kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespitini ve davanın reddini isteyerek çekişmeyi sürdürdüğünden HUMK' nun 94/2 nci maddesindeki koşullar oluşmadığı halde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davacı vekili lehine vekalet ücreti tayin edilmemesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.04.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy