(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasında görülen davada Bolu Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.07.2002 tarih ve 2001/220-2002/294 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyeliğinden 25.06.2000 tarihli dilekçe ile ayrılma isteğinin 29.06.2000 tarihli yönetim kurulu kararı ile kabul edildiğini, ödediği aidatların ise davacıya iade edilmediğini ileri sürerek, 1.837.950.000 TL.nın 8.7.2000 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif temsilcileri, anasözleşmenin 15. maddesinde öngörülen bilanço süresi beklenilmeden ortakların mağdur olmaması için ödemelerin yapıldığını, 02.10.2000 tarihinden itibaren iade konusunda verilen çeklere davacının itiraz etmediğini ve kalan davacı alacağının dört taksitte ödeneceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, dava konusu alacak aslının davadan önce ve bir kısmının da yargılama sırasında davacıya ödendiği, davalının temerrüt tarihi olan 01.02.2001 tarihi itibariyle fasılalarla ödenen aidat alacaklarına tahakkuk eden toplam faiz tutarının 458.478.361 TL. olduğu, asıl borç ödenmiş ve tahakkuk eden faize de faiz uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, 458.478.361 TL.nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının faize faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı tarafından kooperatife ödenen aidatların istirdadı istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1 ve anasözleşmenin 15. maddesine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Bilançonun kesinleşmesi ise, bilançonun genel kurulca kabulü ile olur ve alacak en erken bu tarihte muaccel hale gelir. Öte yandan, aynı Yasa maddesinin 2. fıkrasına göre ise kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda ise alacak, belirlenen sürenin sona ermesi ile muaccel hale gelecektir.
Dava konusu olayda davacının davalı kooperatifteki ortaklığı, çıkma isteğinin kabul edildiği 08.07.2000 tarihinde sona ermiştir. 2000 yılı genel kurul toplantısının ise 29.04.2001 tarihinde yapıldığı tarafların kabulündedir. Bu durumda davacı alacağı en erken 30.05.2001 tarihinde muaccel hale gelmiştir. Hükme esas alınan 09.07.2002 tarihli bilirkişi ek raporunda ise temerrüt faizi, 01.02.2001 tarihinden itibaren hesaplanmıştır. Mahkemece, 29.04.2001 tarihli genel kurul tutanağı dosyaya celbedilerek, davacı alacağının yasa ve anasözleşme hükümlerine göre muaccel olduğu tarihten itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy