(6762 S. K. m. 549/4)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bursa Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.09.2002 tarih ve 2001/828 - 2002/520 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin, davalılar ile birlikte B Şti. nin ortağı bulunduğu, müvekkilinin şirketteki tüm hissesini 29.09.2000 tarihli ortaklar kurulu kararıyla davalı Mehmet'e devrettiğini ancak davalı Hakan'ın bu kararı imzalamadığını, aynı zamanda şirket müdürü olan Hakan'ın görev süresinin sona erdiği 15.03.1999 tarihinden itibaren ortakların biraraya gelemediklerini ve bu nedenle hisse devrinin dahi gerçekleşemediğini, davalı Mehmet'in şirkete kayyum tayinini sağladığını ancak bunun bir sonuç vermediğini ileri sürerek, anılan şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mehmet vekili, davacının tüm hissesini yazılı şekilde ve notere tasdik ettirilerek müvekkiline devrettiğinden taraf ehliyeti bulunmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Hakan, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, şirketin tüm ortaklarının taraf olması sebebiyle ayrıca şirketin hasım görülmesine gerek bulunmadığı ancak, şirkete kayyum tayini hakkındaki dosyada şirketin feshi sebeplerinin araştırılmadığı, davacı vekilinin, şirketin feshine karar verilmesini gerektirecek nitelikte bir belge ve delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 549/4. maddesi uyarınca muhik sebeplerden dolayı limited şirketin mahkemece feshi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının sadece kayyum tayini hakkındaki 2000/717 esas sayılı dava dosyasına dayandığı ve bu dosyada şirketin feshi sebeplerinin araştırılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, anılan dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, 13.08.2001 tarihinden geriye doğru 45 gün öncesinden beri şirket müdürü ve yetkililerinin şirketi terk ettikleri, şirket merkezinde hiçbir defter ve kayıt bulunmadığı gibi bilgisayarlarda dahi muhasebe kayıtlarının silinmiş olduğu, davanın hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararının davalı Hakan tarafından imzalanmaması nedeniyle hisse devrinin dahi gerçekleşemediği, kayyum olarak tayin edilen Gündüz'ün de ortaklar kurulunu bir türlü toplayamaması nedeniyle görevinden istifa ettiği, davalı Hakan'ın dahi müdürlük görevinin fiilen devam etmediğini ve şirkete kayyum tayin edilmesini kabul ettiğini bildirdiği anlaşılmaktadır. Tüm bu deliller karşısında, fesih isteminin haklı olduğu ve ortada fiilen bir şirket bulunmadığı açıktır. Bu durumda mahkemece, TTK.nun 549/4. madde uyarınca şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy