(556 S. KHK m. 7, 8, 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.07.2002 tarih ve 2001/13 - 2002/404 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin "PORT" markasını 25.sınıfta yer alan emtialar için 27.05.1994 tarihinde adına tescil ettirdiğini, davalının da "İNTERPORT" markasını 17.01.2000 tarihinde adına tescil için TPE.ye başvurusu sonucu yayınlandığında itiraz edildiği, ancak itirazın reddedildiğini, yeniden inceleme ve değerlendirme kurulu nezdinde yapılan itirazın da sonuçsuz kaldığını, davalının markasının müvekkili markasından ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığını ileri sürerek, davalının markasının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı TPE kurumu vekili, markaların 556 sayılı KHK.nin 8. maddesi hükmü anlamında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı K Ltd.Şti. vekili, markaların birbirine benzemediğini, davacının markasında yer alan "PORT" kelimesinin birçok markada kullanıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında tarafların markalarında kullanılan seslerin, markaların görünüşünün ve anlamının farklı olduğu, vasat seviyede dikkati olan tüketici tarafından ayırtedilebileceği, aralarında iltibas olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1 ( b ) maddesi ve 8/1- ( b )madde hükmü uyarınca davalının markasının aynı kanunun 42/1-a ve b maddesine dayalı açılmış markanın iptali istemine ilişkindir.
Davacının " PORT" markası 27.5.1994 tarihinde 25.sınıf emtialar için tescil edilmiş, davalının "İNTERPORT" markası ise, 24.8.1999 tarihinde yine 25.sınıf emtialar için tescil edilmiştir. Bir markayı oluşturan unsur, o markanın başka markalardan ayırt edilebilmesini sağlayan kelime, harf, sayı vs.den oluşan şekil olup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa, asıl unsuru markanın bütünü İtibariyle bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak lazımdır. 556 sayılı Markaların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/1-b maddesine göre, aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescili için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olan markalar tescil edilemez. Yine, 8/1-b madde hükmü uyarınca, daha önce tescil edilmiş veya daha eski tarihte tescili için başvuruda bulunulmuş marka ile karıştırılma ihtimali bulunan marka tescil edilemez. Marka başvurusunun reddedilebilmesi için, tescil edilmek istenen marka ile tescil edilmiş markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar aynı olması gerekmektedir. Davacının markası "PORT" olup, 25.sınıf emtialar için tescil edilmiştir. Davalının markası ise "İNTERPORT" olup yine, 25.sınıf emtialar için tescil edilmiştir. Markalardaki kök kelime "PORT" ibaresi olup, her iki markada da "PORT" ibaresi müşterektir. Bu sözcüğün ise ,davacının önceden tescilli markası ile yazılış, okunuş, görsel ve fonetik yönlerden orta seviyedeki insanlar bakımından iltibasa meydana verecek derecede benzer olduğu, davalının, sırf davacının markasından istifadeye yönelik olarak bu sözcüğü tercih ettiği anlaşılmaktadır. Davalının markasındaki mevcut eklentinin başlı başına ayırdedicilik vasfının da olmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla , yukarıda anlatılanlar karşısında mahkemece davanın kabulüne karar verilmek gerekirken, reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy