(6762 S. K. m. 68)
Hasımsız olarak görülen davada Sivrihisar Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 27.12.2001 tarih ve 2001/236-2001/330 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili bankaya ait ve kapanmış bulunan Sivrihisar şubesinin 04.10.2001 tarihinde yapılan kontrolünde, binanın bodrum katında bulunan kazan dairesi ile arşiv bölümünün muhtemelen kanalizasyon sızıntısı ile dolduğunun tespit edildiğini, zayi olan belgelerin tutanak ile tespit edildiğini ileri sürerek, dilekçede yazılı belgeleri hakkında zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davacı tarafın banka olduğu, kapatılan şubesindeki zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin gerekli önlem yeterince alınmadan, bodrum katında muhafaza edildiği, şubenin faal olduğu dönemde tabandan çıkan suyun belirli aralıklarla hidrofor ile aldırıldığı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin saklandığı yerde, banka şubesinin kapatılmasından sonra da belgelerin zarar görmeden korunması için önlemler alınması gerekirken, bunun yapılmadığı, davacı tarafın kusuru dışında bir zayiden söz edilemeyeceği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.09.1970 gün ve E:1967/T-63, K:442 sayılı kararına göre davacı bankanın TTK.nun 68/son maddesine göre zayi belgesi isteyemeyeceği gerekçesiyle, davanın REDDİNE karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, kapatılan banka şubesinin kontrolü sırasında, binanın bodrum katında bulunan müvekkili bankaya ait defter ve belgelerin zayi olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, zayi belgesi verilmesini istemiştir. Türk Ticaret Bankası Sivrihisar şubesine ait defter ve belgelerin, şubenin bulunduğu binanın bodrum katında muhafaza edildiği, bilahare şubenin kapatılarak işlemlerine son verildiği tartışmasızdır. Tanık beyanlarından, bodrum katının zemininden veya kanalizasyondan sızan suyun defter ve belgeleri ıslattığı anlaşılmaktadır. Belgelerin saklandığı yerden çıkan suyu zaman zaman çektiren ve mevcut imkanlara göre muhafazasında gerekli önlemleri alan davacı banka çalışanlarını, dava konusu olay nedeniyle kusurlu kabul etmek mümkün bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddedilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA 20.05.2002 ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy