(1086 S. K. m. 21, 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.07.2002 tarih ve 2001/842 - 2002/440 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ülke Ç. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B.Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve trafik sigortacısı bulundukları aracın, müvekkiline kasko poliçesiyle sigortalı araca çarpması sonucu oluşan zararın sigorta ettirene ödendiğini iddia ederek, 945.000.000 TL. nin davalılardan rucüen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ülke Ç. vekili, yetkili mahkemenin Devrek ya da Zonguldak Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, hasar ve kusur oranının kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece,iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kabulü ile, 945.000.000 TL hasar tazminatının davalılardan tahsiline, davalı A. Sigorta A.Ş.nin poliçe limitiyle sınırlı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Ülke Ç. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, kasko sigortasına dayalı rucüen tazminat istemine ilişkindir. T.T.K'nun 1301 nci maddesi hükmü gereğince sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dolaysıyla sigortalı mal sahibinin hak ve yetkilerine sahip olur. Bu sebeple, sigortalının, zarar sorumlusuna karşı tazminat davasını hangi yer mahkemesinde açması gerekiyorsa sigortacının da rücu davasını aynı yer mahkemesine açması gerekir.
Kasko sigortasına dayanan rücu davasında da HUMK'nun genel yetki kuralları esas olacaktır. Bu davanın kural olarak davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerekir. Birden ziyade davalı mevcutsa, davalılardan birisinin ikametgahı mahkemesi de yetkilidir. Hatta HUMK'nun 21 nci maddesine göre haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinde de dava ikame edilebilir. Bu davanın görülmesinde birden fazla yer mahkemesinin yetkili bulunması halinde, seçim hakkı davacıya ait olup, HUMK'nun 27 nci maddesi uyarınca davacı bu hakkını kullanmaz veya yanlış kullanırsa seçim hakkı davalıya geçer. Davalı, yetki itirazında yalnızca bir mahkemeyi yetkili göstererek bu seçim hakkını kullanırsa, yetkisiz mahkeme dava dosyasının bu mahkemeye gönderilmesine karar verir. Buna karşılık, davalı yetki itirazında birden fazla mahkemeyi yetkili göstererek seçim hakkını kullanmazsa ve seçim hakkı tekrar davacıya geçer. Mahkemeni, bunun üzerine davacıdan seçim hakkını hangi mahkeme için kullandığını sorması ve yetkisizlik kararı ile dava dosyasını, davacının seçtiği yetki mahkemeye gönderilmesine karar vermesi gerekir.
Somut olayda, trafik kazası Zonguldak'ta meydana gelmiştir. Davalı temyiz eden Ülke Ç.'nın ikametgahı ise Devrek'tedir. Dava, hiçbir davalının ikametgahı olmayan yer olan İstanbul Mahkemesinde açılmıştır. Davalı Ülke Ç. vekili, süresinde yetki itirazında bulunarak davanın Devrek veya Zonguldak Mahkemelerinde açılması gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece, yetki itirazında birden ziyade yetkili mahkeme gösterildiği gerekçesiyle, yetki itirazı ret edilmiştir. Oysaki, davalı Ülke Ç.'nın vekilinin yetki itirazında birden fazla mahkemeyi yetkili göstermesi seçim hakkının yeniden davacıya geçmesine neden olur. Bu durumda, davalı Ülke Ç. hakkında açılan davanın tefrik edilip davacıya Devrek veya Zonguldak Mahkemelerinden birisine seçme hakkının tanınarak yetkisizlik kararı ile bu davalı hakkındaki dava dosyasının davacının seçtiği yetkili mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı Ülke Ç. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı Ülke Ç. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı Ülke Ç. yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Ülke Ç. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy