(1086 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 1.Ticaret Mahkemesince verilen 09.04.2002 tarih ve 2000/578 2002/281 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Necla Çilden satın aldığı araç park halinde ve içinde müvekkili var iken, geri manevra yapan ve plakası tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucu hasarlandığını, davalı şirketin hasar bedelini ödemediğini ileri sürerek 473.000.000 TL. nin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 29.01.2002 tarihli ıslah dilekçesiyle, müvekkilinin dava konusu otomobili ruhsat sahibi adına üçüncü bir kişiye satmak için elinde bulundurduğunu, satın almadığını belirtmiş, 28.03.2002 tarihli dilekçesiyle de Necla Çil tarafından verilen ibranameyi ibraz etmiştir.
Davalı vekili, kazanın belirtilen yer ve şekilde olamayacağını, Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının C.5 maddesine göre sözleşme süresi içinde menfaat sahibinin değişmesi halinde sözleşmenin kendiliğinden feshedileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, araçların devir ve temlikinin resmi şekilde yapılmasının zorunlu olduğundan ve Kasko Sigortası Genel Şartlarının C.5 maddesine göre sözleşmenin kendiliğinden feshedilmiş sayılacağından davacının malik sıfatıyla dava açamayacağı, ıslah dilekçesinde malik vekili olarak hareket edildiğinin belirtilmesine rağmen davanın bu şahsa vekaleten açılmadığı, davacı hasar bedelini trafik kayıt malikine ödeyerek ondan ibraname aldığını belirtmişse de ıslah edilen dava sebebinin artık değiştirilmesi mümkün olmadığından alacağın temliki hükümlerine de dayanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy