(1086 S. K. m. 45, 388) (6762 S. K. m. 1302)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 3.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.06.2002 tarih ve 2001/484 - 2002/436 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan H. Murat ve A. Türken vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi S. Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve trafik sigortacısı oldukları aracın, müvekkili şirkete kaskolu araca tam kusurla çarpması sonucu oluşan 750.000.000 lira hasar bedelinin müvekkiline sigortalısına ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Hacı ve Atilla vekili, davacının selefi Mustafa' nın müvekkilleri aleyhine Ankara 26ncı Asliye Hukuk Mahkemesine açtıkları davanın bekletici sorun yapılması gerektiğini, karşı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalılardan Atilla' nın % 75 oranında kusurlu olduğu, davacının 1.000.000.000 lira ödeme yaptığı ve % 75 kusur oranına göre dava açtığının kabulü gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan H. Davut ve Atilla'nın vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Hacı ve Atilla vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, T.T.K'nun 1301 nci maddesine dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Bu davalılar vekilinin süresi geçtikten sonra yaptığı yukarıda özetlenen savunması, HUMK 45/1 nci madde hükmü uyarınca değerlendirilmesi koşulları oluşmuşsa işbu davanın kesin hüküm nedeniyle reddedilmesi, aksi halde o davada belirlenen veya belirlenecek kusur oranının işbu dava için güçlü delil sayılabileceği gözetilerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu savunma üzerinde durulmadan, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Öte yandan davalılardan dava dilekçesinde ve karar başlığında H. Murat T. olarak yer alan davalının adı ve soyadı, yanıt dilekçesinde, trafik kaydında, ZMSS poliçesinde, vekaletnamede ve karar gerekçesinde H. Davut T. olarak geçmekte olup, bu çelişki üzerinde durulmaması da keza doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalılardan Hacı ve Atilla vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açılanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy