(2918 S. K. m. 109/2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.07.2002 tarih ve 2001/591 - 2002/83 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların malik ve trafik sigortacısı oldukları aracın müvekkilinin kullandığı motosiklete çarparak müvekkilinin murisinin ölümüne sebebiyet verdiğini, Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/695 Esas sayılı dosyasında açtıkları davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek bakiye 1.848.782.750 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiş, 12.02.2002 tarihli celsede A. Çınar hakkındaki davadan vazgeçtiğini, davalı sigorta şirketinden 1.000.000.000 TL. tahsil ettikleri için kalan poliçe limiti olan 500.000.000 TL. nin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Sigorta vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalıya tebligat yapılamamıştır.
Mahkemece toplanan delillere göre, dava konusu kazanın 05.12.1997'de meydana geldiği, ek davanın ise 27.06.2001'de açıldığı bu nedenle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava açıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin ek davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş ise de, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 8.kısım 5.bölüm ortak hükümler başlığı altında yer alan 109/2 nci maddesindeki davanın cezayı gerektiren bir fiilden doğmuş olması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri için de geçerli olacağına dair hükmü uyarınca davalı sigorta şirketi yönünden de uzatılmış ceza zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğinden işin esasına girilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Sonuç : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy