(1086 S. K. m. 432, 433) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bandırma Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 21.9.2001 tarih ve 2000/1258-2001/820 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete sigorta ettirdiği bilezikli asenkron kırıcı motorunun hasarlanması üzerine tamir bedeli olan 1.782.500.000 lira fatura tutarı ile 748.650.000 lira yedi aylık gecikme faizi olmak üzere toplam 2.531.500.000 liranın davalı tarafından 12.10.2001 tarihinde müvekkiline ödendiğini, ibranamede faize ilişkin fazla hakların saklı tutulduğunu, genel şartlara göre faturanın gönderildiği tarihe 30 gün eklendiğinde bulunan 27.12.1999 ödeme tarihi olduğu halde 12.10.2000 tarihinde ödeme yapılması nedeniyle üç aylık gecikme faizi kadar daha alacak kaldığını ileri sürerek, şimdilik 320.850.000 lira faiz alacağının 12.10.2000 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin borcu kalmadığını, kaldı ki faize faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 3 aylık gecikme faizi alacağının bulunduğu ve bunun ana alacak olarak kabulü gerektiği gerekçeleriyle, 320.850.000 liranın dava tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Davacı vekilinin temyiz dilekçesi davalı vekiline 11.12.2001 tarihinde tebliğ edilmiş, hüküm davalı vekilince HUMK.nun 433.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra 26.12.2001 tarihinde katılma yolu ile temyiz edilmiştir. 01.03.1990 gün ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK.nun 432/4.maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince;
Dava, davalının eksik ödediği iddia edilen üç aylık temerrüt faizine ilişkin alacağın tahsiline ilişkindir.
Yargılama sonunda tespit edilen 320.850.000 lira temerrüt faizinin tahsiline hükmedilmekle yetinilmesi gerekirken, BK.nun 104/son maddesi hükmü ihlal edilerek, bu alacağa tekrar yazılı gerekçelerle temerrüt faizi yürütülmesine karar verilmesi doğru değil ise de bu yanlışlık, davalı vekilinin temyiz istemi yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle red edildiğinden, bozma nedeni yapılamamış olup, esasen yukarıda açıklanan nedenlerle temerrüt faizine tekrar faiz yürütülmesine ilişkin ve faizin başlangıç tarihi yönündeki davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 12.320.000.-TL temyiz ilam harcının davacı Eti Bor A.Ş.ye iadesine, 4.960.000.-TL temyiz ilam harcından peşin harcın mahsubu ile temyiz eden davalı Güven Sigorta T.A.Ş.den alınmasına, 13.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy