(556 S. KHK. m. 7, 8)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.9.2002 tarih ve 1999/415-2002/314 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, bu ve birleşen davada, müvekkil şirketin 12.4.1985 tarihinde kurulduğunu ve tavukçuluk, yumurta üretimi ve pazarlaması konusunda faaliyet gösterdiğini, 13.3.1997 tarihinde kurulan davalı şirketin de aynı unvanı kullandığını ve ana sözleşmesinde maksat ve konusuna girmeyen yumurta, et, balık ve kümes hayvanları konusunda Kaytaş markasını tescil ettirdiğini ileri sürerek, davalının Kaytaş unvanını kullanmasının önlenmesini ve sicimdeki kaydın silinmesini, davalının Kaytaş markasının iptalini, hüküm özetinin ilanını, tazminat haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının yumurta üretim ve satışı, davalının ise mobilya üretim ve satışı işiyle iştigal ettiği, davalının ticaret unvanında kullandığı Kaytaş ibaresinin, davacının ticaret unvanıyla iltibas yarattığı ve haksız rekabet oluşturduğu, her ne kadar davalı şirketin markası daha önce tescil edilmişse de bu markayı davacının maruf ve meşhur hale getirdiği gerekçesiyle davalı tarafından Kaytaş unvanına yapılan müdahalenin ve bu unvanın kullanılmasının önlenmesine, davalı adına tescil edilen Kaytaş markasının, (29 sınıf) her türlü kümes hayvanları ve bunların et ve yumurtaları ile ilgili mallar yönünden iptaline, hüküm özetinin ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin, ticaret unvanının kullanılmasının önlenmesi davasına ilişkin, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile bu davaya ilişkin kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin birleşen dava ile ilgili temyiz itirazlarına gelince, dava 556 sayılı KHK uyarınca markanın iptali istemine ilişkindir. Davacı, 29, 30 ve 31. sınıflarda Kaytaş markasının adına tescili için TPE.ne başvurmuş ancak 29 ve 30. sınıflar için aynı marka davalı şirket adına tescil edilmiş olduğundan başvurusu kabul edilmemiştir. Davacı şirket tarafından bu karara karşı itiraz edilmişse de sonucunun ne olduğu dosyadaki belgelerden anlaşılmamaktadır. Ayrıca birleşen davada verilecek hükmü icra edecek makam da Türk Patent Enstitüsüdür. Bu durum karşısında mahkemece, Türk Patent Enstitüsü'ne karşı dava açıp bu dava ile birleştirilmesi için davacı şirkete süre verilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile ticaret unvanının kullanılmasının önlenmesine ilişkin kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin markanın iptali davasına ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy