(6762 S. K. m. 1268)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 5.7.2002 tarih ve 2000/361-2002/352 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı şirkete yangın rizikosuna karşı sigortalı bulunan ve müvekkilinin işleteni olduğu A. Sineması'nın 21.10.1995 tarihinde kundaklanma sebebiyle yandığını, bir kısmı ABD Doları bir kısmı TL. olan zararının aynı mahkemenin 1998/141 esas sayılı dava dosyası ile kesin hükme bağlandığını, TL. karşılığı belirlenirken delil tespit tarihi olan 5.11.1995 tarihi esas alınan 2.300 ABD Dolarının, tahsil tarihindeki karşılığının 1.292.629.900 TL. olması nedeniyle 1.174.174.700 TL. zarara uğradıklarını, ayrıca mal sahibi İ. Ayvazoğlu'na 6.2.1998 tarihinde müvekkilce 723.895.000 TL. ödenerek, müvekkilinin sigorta kapsamında bulunan komşuluk sorumluluğuna ilişkin riskinin meydana geldiğini ileri sürerek 1.174.174.700 TL. munzam zararın 10.02.2000 tarihinden, 723.895.000 TL. nın ise 6.2.1998 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, komşu sirayetine ilişkin talebin TTK. nun 1268nci maddesi uyarınca iki yıllık süre geçmiş olması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, munzam zarar talebinin ise şartlarının oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında görülerek kesinleşen, zararın tazmini davasında hükmün TL. üzerinden kurulduğu ve tamamının davalıdan tahsil edildiği, komşuluk sorumluluğu nedeniyle İ. Ayvazoğlu'na, paranın 10.02.1998 tarihinde ödendiği nazara alındığında TTK. nun 1268nci maddesi uyarınca iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ve davacının döviz cinsinden munzam zarar talebinin, poliçenin döviz cinsinden düzenlenmemesi nedeniyle ilk davada reddedilip kesinleşmiş olmasına, istem biçimi itibarıyla da davacının döviz cinsinden uğradığı zararın TL. karşılığı belirlenirken yapılan hesaplama hatasından kaynaklanan talebinin, munzam zarar niteliğinde bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, yangın sigorta sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. TTK. nun 1268 nci maddesi uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan bütün alacaklar iki yılda zaman aşımına uğrarsa da, zamanaşımı def'inin, esasa cevap süresi içinde ileri sürülmesi gerekir. Somut olayda dava dilekçesi 28.7.2000 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş olup davalı vekili tarafından, esasa cevap süresi olan 10 gün geçirildikten sonra 12.10.2000 tarihinde cevap dilekçesi verilmiştir. Davacı vekili de, süre geçtikten sonra yapılan zamanaşımı savunmasının reddini istemiştir. Kaldı ki mahkemece, 21.3.2001 tarihli oturumda, davalı vekilinin 10 günlük cevap süresi içinde yapılmayan zamanaşımı def'i talebinin reddine karar verilmiştir. Bu durum karşısında mahkemece, davacının komşuluk sorumluluğuna ilişkin talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddedilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy