(1163 S.K. m.17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 9. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.06.2002 tarih ve 2001/901-2002/697 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı kooperatif ortağı iken 25.06.1999 tarihinde istifa ettiklerini, kooperatife yaptıkları ödemelerin geri ödenmediğini, ayrıca kooperatife döviz cinsinden bono düzenlenerek verildiğini ileri sürerek temerrüt tarihi esas alınarak 2.246.000.000-liranın yasal faizi ile 15.100-DM'nin fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsili ile eşit olarak müvekkillerine verilmesine, 500-DM tutarında 01.07.1999 ve 01.08.1999 tarihli 2 adet bononun iptali ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitini ve 15.05.1994 tarihli Genel Kurul Kararının 9. maddesinin batıl olduğunun tespiti ile iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 1999 yılı bilançosunun 29.05.2000 günlü genel kurulda kabul edildiğini, geri ödemelerin 2 yıl ertelenmesine karar verildiğini, iptali istenen bonoların 3. şahıslara ödemede kullanıldığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından 28.05.2000 genel kurul tarihinde ortak olmadıklarından bu genel kurul kararının iptali isteminin reddine, davacı Nurettin yönünden, 1.051.450.000-liranın 28.12.2000 temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile ayrıca 8550-DM'nin 28.12.2000 temerrüt tarihinde Merkez Bankasının 1 yıllık DM mevduatına uyguladığı faizi ile BK 83. madde uyarınca, davacı Selime yönünden, 930.650.000-liranın 28.12.2000 tarihinden itibaren yasal faizi yine 8550-DM'nin 28.12.2000 temerrüt tarihinden itibaren Merkez Bankası'nın 1 yıllık DM mevduatına uyguladığı döviz faizi ile BK 83. madde uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kooperatif ortaklığından çıkan ortağın, kooperatife yaptığı ödemelerin iadesi istemine ilişkindir. Davacılar, davalı kooperatife olan üyelik borçlarının bir kısmının DM. olarak tahsil edildiğini ileri sürerek, toplam 15.100. DM. nin de davalıdan tahsilini talep etmişlerdir. Gerçekten de, kooperatife ait senet bordrosunda ve 22.2.1998, 26.4.1998 ve 28.5.2000 tarihli genel kurullarda bir kısım ödemelerin DM. olarak yapılmasına karar verilmekle birlikte, ödemelerin verilen bonoların vade tarihlerindeki TL. karşılığı şeklinde yapılacağı karara bağlanmış bulunmaktadır. Kooperatif ortaklığının sona ermesi halinde ortağa yapılacak ödeminin, DM. olarak aynen yada ödeme tarihindeki kur üzerinden yapılacağına ilişkin davalı kooperatif genel kurulunda alınmış bir karar bulunmamaktadır. Yine, kooperatif kayıtlarında ödemeler TL. olarak muhasebeleştirilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacıların kooperatif kayıtlarına göre yaptıkları TL. ödemelerinin, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17 nci ve yapı kooperatifleri tip sözleşmesinin 15 nci maddeleri uyarınca, yedek akçeler dışında kalan alacakları, ortaklığın sona erdiği yılın bilançosuna göre hesaplanarak ve yıl sonu bilançosuna göre hesaplanacak masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesine karar verilmesi gerekirken , yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3- Ayrıca, hakim kural olarak; iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. ( HUMK.74.maddesi ). Bu itibarla, dava dilekçesinin sonuç kısmında DM. olarak toplam 15.100.DM. talep edildiği halde mahkemece, her bir davacı için 8550.DM.ye karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) ve ( 3 ) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy