(818 S. K. m. 49)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Keşan Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13.03.2002 tarih ve 2001/185 - 2002/51 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait iş makinasının davalı şirkete sigorta edildiğini, çalışma sırasında hasar görmesi üzerine poliçe teminatı altındaki zararın karşılanması için davalıya başvurulduğunu, ancak, sigorta şirketi tarafından hasar bedelinin ödenmemesi amacıyla müvekkilin dolandırıcılığa kalkıştığından söz edilerek şikayette bulunulduğunu, ceza davasında müvekkilinin beraat ettiğini, davalının suç isnadı nedeniyle saygın bir tacir olan müvekkilinin işlerinin aksadığını ve ağır bir acı ve ızdırap duyduğunu ileri sürerek, 10 milyar TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının hasar nedeniyle tazminat talebinde bulunması üzerine poliçe tanzimi ve beyan edilen hasar tarihi arasında kısa bir süre bulunduğundan yapılan araştırma sonucunda rizikonun poliçe tanziminden önce oluştuğu konusunda deliller elde edildiğini, davacının tazminat talebinden vazgeçme beyanında bulunmasına rağmen vazgeçmeyip tazminat istemesi üzerine müvekkilin yasal olarak şikayet hakkını kullandığını, davacının beraat etmiş olmasının manevi tazminat isteme hakkını vermeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar, ceza dava dosyası içeriği ve tanık anlatımlarına göre, sigortalı aracın poliçe tanziminden önce hasarlı olmasına rağmen, hasarsız olarak poliçe düzenlettirildiği kuşkusu ile davalının anayasal şikayet hakkını kullandığı ve davacıya suç isnadında bulunmadığı, manevi tazminat koşullarının oluştuğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 22.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy