(1086 S. K. m. 74)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.11.2001 tarih ve 1999/622-2001/626 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı kooperatif arasında 30.06.1995 tarihli protokol imzalandığını ve C Blok 8 nolu bağımsız bölümün müvekkiline verileceğinin kararlaştırıldığını, toplam 550.000.000 TL. üyelikten doğan borcunu ifa ettiğini, buna rağmen kooperatifin müvekkiline ne daire ne dükkan veremeyeceklerini belirttiklerini ileri sürerek, müvekkiline konutlardan herhangi birini veya bir dükkanın tahsisini ve adına tescilini, bunların tahsisi mümkün olmaz ise, 10.000.000.000 TL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kooperatif vekili, davacıyla yapılan protokolde kooperatif yönetim kurulundan hiçbirinin imzasının olmadığını, davacının kooperatife üye kayıt edilmediğini, davalının diğer davalı tarafından kandırıldığını, dava konusu dairenin dava dışı kooperatif üyesi Hürriyet Candaş'a ait olduğunu, kooperatife ödediği 284.000.000 TL. dışında hiçbir ödemesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Muhammet Yavuz'un 14.11.1999 tarihinde ölmesi nedeniyle mirasçısı eş Hanife Yavuz davaya dahil edilmiştir. Davalı Hanife Yavuz vekili, davacı tarafından aidat olarak yapılan ödemelerin kooperatif adına düzenlenen senetlerle kabul edildiğini, müvekkilinin eşinin ödenen paraları zimmetine geçirmediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davacının üye kayıt defterine 54. nolu üye olarak kayıt edildiğini, konut tahsisi konusunda genel kurul kararının bulunmadığı, yapılan ödemenin kooperatif kayıtlarına intikal ettiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatif tarafından yapılan konutlardan mevcut bir daire veya dükkanın davacı adına tahsisi ile tapuda da adına tespit ve tesciline, aynen daire ve dükkanın verilmesinin mümkün olmaması halinde daire rayiç değeri olan 9.554.610.000 TL.nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, 30.6.1995 tarihli protokol ile C Blok 8 nolu bağımsız bölümün kendisine verileceğinin davalı kooperatif tarafından taahhüt edildiğini ileri sürerek, davalı kooperatifin yaptığı konutlardan veya dükkanlardan herhangi birinin yahutta bunlar mümkün olmaz ise, 10.000.000.000.TL. nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı ile kooperatifin sorumlu müdürü arasında düzenlenen taahhütnamenin kooperatif mührünü içermesi, davacı tarafından yapılan ödemelerin kooperatif hesaplarına girmiş olması ve davacının, kooperatif üye kayıt defterine 54 no'lu ortak olarak kayıt edilmesi nedeniyle mahkemece davacının, kooperatif üyesi olduğunun kabulünde bir usulsüzlük görülmemiştir. Ancak, mahkemece yapılan araştırma karar vermeye yeterli değildir. Zira; mahkemece, genel kurulca dairelerin ortaklara tahsisine dair kur'a çekiminin yapılıp yapılmadığı ya da geçerli bir tahsis işleminin olup olmadığı ve buna göre, davalı kooperatife ait daire ve dükkanlardan davacıya verilebilecek daire ve dükkan bulunup bulunmadığı tespit edilmediği gibi, eğer davacıya fiilen teslim edilecek daire veya dükkan yok ise, konut veya işyeri alamayan bir ortağın kooperatiften ne miktar tazminat isteyebileceği, Dairemizin emsal nitelikteki kararlarında belirtildiği şekilde hesaplanacağı gözönüne alınmamıştır. Bu hususlar araştırılmadan, davacı lehine daire veya dükkan tahsisine ya da tazminata karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; yukarıdaki hususlar açıklığa kavuşturulmak suretiyle varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy