(1163 S. K. m. 17)
Taraflar arasında görülen davada Pendik Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.07.2002 tarih ve 2000/799 - 2002/514 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif üyesi iken istifa ettiğini, yapılan ödemelerin iade edilmemiş olduğunu ileri sürerek, 4.500.000.000.TL.nın üyelikten ayrılış tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödemelerinin 4.200.000.000.TL. olduğunu, yapılacak ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşüreceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, alacak miktarının kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 3.973.000.000.TL.nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatiften ayrılan davacının yatırdığı aidatlarının istirdatı istemine ilişkindir.
Davacının davalı kooperatifteki ortaklığının 30.12.1999 tarihinde gönderdiği ayrılma ihtarı ile sona erdiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ayrılan ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil, ancak yıl sonu bilançosuna göre payına düşen miktarı alır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 17/1.maddesine göre devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Bilançonun kesinleşmesi ise, bilançonun genel kurulca kabulü ile olur ve alacak en erken bu tarihte muaccel olur. Öte yandan, aynı Yasa maddesinin 2.fıkrasına göre ise kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte olan iadeler, genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir. Bu durumda ise alacak, belirlenen sürenin sona ermesi ile muaccel hale gelecektir. Bu konuda kooperatif anasözleşmesinde bir düzenleme olup olmadığı ve davacının ayrıldığı yıl bilançosunun incelendiği genel kurulda bu konuda karar alınıp alınmadığı araştırılmamıştır. O halde mahkemece davalı kooperatifin ana sözleşmesi ve davacının ayrıldığı yıla ilişkin genel kurul kararı celbedilip incelenmek suretiyle, davacının alması gereken miktar ve muacceliyet tarihinin belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy