(1086 S. K. m. 75/2, 179/3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bigadiç Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 29.03.2002 tarih ve 2001/300-2002/83 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi B. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalılardan Ş. A.'nın diğer davalılar ve müvekkilinin kefaletleriyle kooperatif krediler sözleşmesine dayanarak işletme kredisi kullandığını, 4.11.2000 tarihli taksitinin ödenmemesi üzerine müvekkilinin hesabından 500.000.000 TL. kredi taksiti, 478.791.667 TL. dönem içi faizi ve 29.010.297 TL. gecikme faizinin çekildiğini, davalılardan tahsili için icra takibi yapıldığını, kısmi itirazları sonucu durduğunu iddia ederek, itiraz edilen 554.025.000 TL. alacağın %40 icra inkar tazminatı ile, 500.000.000 TL. itiraz edilmeyen ve 507.801.964 TL. itiraz edilen toplam 1.007.801.964 TL. asıl alacağın %110 temerrüt faizi ile tahsiline, davalıların kısmi itirazlarının iptalleriyle takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların borçlu oldukları asıl alacak, faiz oranları ve miktarlar doğru belirlenerek takibe geçildiği gerekçesiyle, davalıların borca ve faize kısmi itirazlarının iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar temyiz etmiştir.
1- Dava, kredi sözleşmesi uyarınca, kefil sıfatıyla davacı kooperatifçe ödenen borcun, asıl borçlulardan tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalıların icra takibine yapmış oldukları kısmi itirazlarının iptaline karar verilmesini istediği gibi, itiraz edilen ve edilmeyen tüm alacağın tahsilini de talep etmiştir. İcra takibine vaki itirazın iptali davası ile bir alacağın tahsili amacıyla açılan alacak (tahsil) davası nitelikleri ve sonuçları itibariyle farklı olan dava türleridir. Zira ilk dava türü tamamen icra takibine bağlı olarak sonuçlandırılması ve buna dayalı olarak icra inkar ve kötü niyet tazminatı ile tarafların sorumlu tutulabilmeleri sonucu doğururken, tahsil davası sadece alacaklının genel hükümlere göre alacağını bir ilama bağlatarak ve o ilam çerçevesinde alacağına kavuşma imkanını sağlayan bir dava çeşididir. Bu durum karşısında, mahkemece, her iki istemin bir davada birlikte değerlendirilmesinin mümkün olmayacağı dikkate alınarak, HUMK. nun 179/3 ve 75/2 nci maddeleri uyarınca, ilk önce davacı tarafa dava dilekçesinin istem sonucu açıklattırılıp, tercihine göre davaya itirazın iptali veya alacak davası olarak devamla bir sonuca varılması gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile, kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy