(1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.04.2002 tarih ve 2001/680 - 2002/171 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin Renault marka ve logosunu kullanma hakkı ve Türkiye'de üretilen otomobiller ile yedek parça aksesuar ve bakım ürünlerinin münhasır satış yetkisine sahip olduğunu, davalının gazetelere verdiği ilanlar ile müvekkilin tek sahibi olduğu marka ve model otomobillerin satış kampanyası düzenlediğini ileri sürerek marka ve model haklarına tecavüzün önlenmesini, yoksun kalınan kazanç için fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 5 Milyar TL maddi, 5 Milyar TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
İstanbul Asliye 4.Ticaret Mahkemesi 21.03.2001 tarihinde dosyanın İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş ve resen gönderme üzerine ihtisas mahkemesince, toplanan delillere göre, 3.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline, fazlaya ilişkin işlemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava önce İstanbul Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ve anılan mahkemece 21.03.2001 tarihinde görevsizlik kararı verilerek kendiliğinden dosya karar mahkemesine gönderilmiştir.
Gönderme kararı veren Ticaret Mahkemesi ile Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir ve görevsizlik kararının usulüne uygun olarak taraflara tebliği ile kesinleşmesini müteakip HUMK. nun 193.maddesine göre 10 günlük süre içinde gönderme talebinde bulunulduğu takdirde görevli mahkemeye dosyanın gönderilmesi gerekmektedir.
Somut olayda mahkeme dosya kendiliğinden görevli mahkemeye gönderilmiş olması usul hükümlerine aykırı görülmüştür. Bu durumda dava dosyası kendisine usulüne uygun surette intikal ettirilmeyen mahkemece esas kaydına bu yönde meşruhat verilip kapatılarak dosyanın görevsizlik kararı veren mahkemeye iadesi gerekir iken işin özüne girilip karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy