(6762 S. K. m. 1069) (4458 S. K. m. 177)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.10.2002 tarih ve 2002/91-2002/510 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi V. Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının alıcısı bulunduğu yükün müvekkilinin acentesi olduğu taşıyan tarafından konteynırla Casablanka'dan İstanbul'a taşındığını, konteynırın gemiden limana 20.05.2000 tarihinde tahliye edildiğini, içindeki emtianın davalı tarafından halen boşaltılmadığını, konşimentoya göre tahliyeden sonra konteynırın 7 günlük sürede boşaltılması gerektiğini, bu süre geçirildiğinden 5.715 USD demoraj alacağı oluştuğunu ve bunun tahsili için girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile %40'tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 177 nci maddesi uyarınca taşımaya konu mala devletin el koyduğunu, el konulan ve devletleştirilen emtia için ardiye ücreti ya da demoraj istenemeyeceğini, istenen faiz oranının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, konteynır taşımacılığında malın belli bir süre içinde çekilmesi belirlenen durumlarda bu süre içinde çekilmemesi halinde demoraj ücreti ödemenin zorunlu olduğu, davacının toplam 5.715 USD isteyebileceği, takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi istenemeyeceği ve alacak yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığı gerekçesiyle, itirazın 5.715 USD üzerinden iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalının dayandığı Tasfiye Tüzüğü'nün 5/son maddesi hükmünde öngörülen ücretlerin liman işletmesince verilen ardiye ve diğer ücretlere matuf bulunmasına ve buradaki muafiyetin davacı taşıyanla ilgili bulunmayıp, taşımaya konu emtianın devletleştirilmesinin davacı ile ilgili bir işlemden kaynaklanmamış bulunmasına ve taşıma ilişkisinden doğan demoraj ücretinden davalının sorumlu olmamasını gerektiren hiçbir husus olmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy