(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 203)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.09.2002 tarih ve 2001/36-2002/457 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı ve mukabil davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki, sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı bulundukları aracın, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtaya çarparak hasarlanmasına neden olduğunu ileri sürerek, 744.220.000 TL. nin faiziyle birlikte, davalı sigortacının poliçe teminatıyla sınırlı olarak sorumlu olması kaydıyla davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar işleten ve sürücü vekili, yetki ve zamanaşımı itirazında bulunarak, müvekkilleri aracında oluşan 600.000.000 TL. hasar bedelinin davacı alacağından takas ve mahsubunu istemiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili, zamanaşımı def'inde bulunarak, poliçe teminatlarının 250.000.000 TL. ile sınırlı olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve itibar edilen bilirkişi raporuna nazaran, davalı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda %50 oranında kusurlu olduğu, karşılık davanın davacının sigortalısına karşı yöneltilmesinin gerektiği gerekçeleriyle, davanın kısmen kabulü ile 372.110.000 TL. nın faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, karşılık davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar işleten ve sürücü vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar (k.davacılar)vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı (k.davalı) sigorta şirketinin TTK'nun 1301.maddesinde yer alan yasal halefiyet hakkına dayanarak sigorta ettiren yerine geçmiş ve bu sıfatla dava açmış bulunmasına göre,zarara sebebiyet veren davalının sigorta ettirene karşı haiz olduğu defileri sigortacıya karşı da ileri sürebileceğinin ve bu meyanda HUMK'nun 203 ve müteakip maddeleri hükümleri dairesinde karşı dava açmak veya takas ve mahsup isteminde bulunmak yetkilerini kullanabileceği tartışmasızdır.Açıklanan bu nedenle,mahkeme gerekçesinde yer alan,karşılık davanın davacının sigortalısına yöneltilmesi gerektiği yolundaki gerekçe yanlış olduğundan,kararın davalılar (k.davacılar)yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı (k.davacılar) vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı (k.davacılar) yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy