(6762 S. K. m. 267)
Dava: Hasımsız olarak açılan davada Nevşehir Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 26.09.2002 tarih ve 2002/88 - 2002/407 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi N. Un Fab. Y. Ç. ve Ort. Adi Kom. Şti.ni temsilen şirket müdürü Yaşar Ç. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, hasımsız olarak açtığı bu dava ile müvekkilinin N.Un Fabrikası Yaşar Ç. ve Ortakları Adi Komandit Şirketinin hissedarı olduğunu, şirketin ana sözleşmeye göre 5 yıl müddetle kurulduğunu, 01.11.1974 tarihinde şirket süresinin 5 yıl daha uzatılmasına karar verildiğini ancak bu tarihten sonra şirketin süresi ile ilgili olarak hiçbir karar alınmadığını ve 20 yıldan fazla bir süredir şirket faaliyetlerinin durmuş olduğunu ileri sürerek şirketin feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, hasımsız olarak yapılan yargılamada toplanan deliller ve bilirkişi raporlarına göre, feshi istenen şirket hakkında süresiyle ilgili 01.11.1974 tarihinden sonra hiçbir şekilde karar alınmadığı, şirketin uzun yıllardan beri faaliyette bulunmadığı ve şirket mukavelesinde belirtilen gayelerin gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile N.Un Fabrikası Yaşar Ç. ve Ortakları Adi Komandit Şirketinin feshine karar verilmiştir.
Karar: N. Un Fabrikası Yaşar Ç. ve Ort. Adi Kom. Şti'ni temsilen şirket müdürü Yaşar Ç. temyiz etmiştir.
1-Davacı, ortağı olduğu dava dışı Adi Komandit şirketin feshine karar verilmesini talep etmiştir. Ancak, feshi istenen şirkete husumet yöneltilmemiş, dava hasımsız olarak açılmıştır. Dava sonunda verilecek kararın şirketin tüzel kişiliğini etkileyecek olması nedeniyle bu tür davalar, hasımsız olarak görülüp, sonuçlandırılamaz. Bu nedenle davanın husumet eksikliği gerekçesiyle reddi gerekirken, esasa girilerek taraf olmadığı bir davada şirketin feshine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenle feshine karar verilen şirketin, davada taraf olmamasına rağmen şirket temsilcisi tarafından yapılan temyiz istemi hukuki yararının varlığı nedeniyle kabul edilerek, kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre şirket temsilcisinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle dava dışı şirket temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün dava dışı şirket yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının bozma neden ve şekline göre incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy