(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 520)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.05.2002 tarih ve sayılı 2001/1298-2002/684 kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin Yılmaz Turizm Ltd. Şti.ndeki hisselerini, 06.06.2001 tarihli protokol uyarınca davalılarca devrettiklerini, protokolün 5.maddesinde, davalıların iki yıl süreyle aylık (300.000.000) TL ödeme yapacağı belirtildiği halde Ağustos ve Eylül 2001 aylarına ait (600.000.000) TL. nın müvekkillerine ödenmediğini, bu hususta girişilen icra takibinin, davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve % 40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Aytuğ Yılmaz vekili, ödeme yapılabilmesi için önce davacıların fatura düzenleyip ibraz etmeleri gerektiğini, protokolde belirlenen bu şart ve diğer şartlar yerine getirilmediğinden alacağın muaccel hale gelmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı Kağan Yılmaz, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davacılar vekilinin, müvekkillerinin edimlerini yerine getirdiğini iddia etmesine rağmen bu hususta bir delil ibraz etmediği, protokolün 5.maddesi uyarınca, alacağın fatura kesilerek ibraz edilip fatura gereğince talep edilebileceği, davacıların ilk ay için fatura ibraz ederek alacağı tahsil ettikleri, ticari nitelikli bu gibi işlerde fatura ibraz edilerek alacağın talep edilmesinin yasal bir zorunluluk olduğu, davacıların ise fatura ibraz etmedikleri ve alacağın ne şekilde muaccel olduğunu ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketi hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. TTK. nun 520/son maddesi uyarınca pay devri hakkındaki sözleşmeler yazılı şekilde yapılmış ve imzası noterce tasdik ettirilmiş olmadıkça ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmez. Bu durumda taraflar, ancak birbirlerine verdiklerini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler. Somut olayda da 6.6.2001 tarihli protokol, noterce tasdik ettirilmediğinden mahkemece, ilgililer arasında dahi hüküm ifade etmeyen bu protokol gereğince talepte bulunulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddedilmesi doğru değilse de, sonucu itibariyle doğru olan kararın, gerekçe değiştirilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile, sonucu itibariyle doğru olan kararın, gerekçe değiştirilerek ONANMASINA, istek halinde aşağıda yazılı 2.240.000 lira harcın temyiz edene iadesine, 22.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy