(1086 S. K. m. 74) (6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 12. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 23.09.2002 tarih ve 2002/422-725 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Zülküf Akdemir vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Yaşar Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve trafik sigortacısı bulundukları aracın %75 kusurlu olarak çarptığı müvekkiline kasko sigortalı aracın uğradığı hasarın tazmin edildiğini ileri sürerek tazminatın %75'i 1.193.250.000 TL.nin faiziyle birlikte davalılardan rücuan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Zülküf Akdemir vekili, müvekkilinin kazada kusursuz olduğunu savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, sunulan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazada davalı sürücünün %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Zülküf Akdemir vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan Zülküf Akdemir vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, hasar konusunda hiçbir uzmanlığı ve ehliyeti bulunmayan trafik polis memuru bilirkişilerce düzenlenen raporun karara esas alınması doğru olmadığı gibi, kabulü göre de, davacının kendi sigorta ettirenine ödediği 1.591.000.000 TL. hasar tazminatından dolayı %75 kusur iddiası ile karşı araç sorumluluklarından anılan meblağın %75'i olan 1.193.250.000 TL. talep etmesine karşın, uzman olmayan bilirkişilerce bildirilen ve mahkemece benimsenen toplam hasar bedeli 1.533.395.781'inin %75'i olan 1.150.046.835 TL. yerine anılan meblağ hüküm altına alınarak HUMK'nun 74 ncü maddesine aykırılıkta bulunulması da isabetsiz görüldüğünden kararın bu yönler bakımından adı geçen davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle davalılardan Zülküf Akdemir vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, re'sen temyize dayanarak 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın anılan davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy