(Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları m. B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 9.10.2002 tarih ve 2001/91-2002/711 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde oluşan hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 256.373.000 TL. nın olaş tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizin 20.11.2000 günlü kararı ile davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı şirketin davacıya oyaladığına dair dosyadaki delillerden başka delil bulunmadığının davacı vekilince beyan edildiği, davalı şirketin hasar bedelinin ödeneceğine dair oyalamasına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, davanın olay tarihinden itibaren iki yıllık sürede açılmadığı gerekçesiyle, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta poliçesiyle sigortalı araçta meydana gelen hasar bedelinin sigortacıdan tazmini istemine ilişkindir. Dairemizin değişen son uygulamasına göre, sigorta sözleşmesinden doğan alacağın muaccel olduğu en erken tarih; Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.3.1.maddesine göre, hasar miktarına ilişkin belgelerin sigortacıya verilmesinden itibaren hasar ve tazminat miktarını tespit edip sigortalıya bildirmek zorunda olduğu 15 günün son günüdür. Ancak, Dairemizin 20.11.2000 günlü bozma kararında belirtilen hususlar davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmaktadır. Açıklanan nedenlere ve dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 20.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy