(4077 S. K. m. 3, 10, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.05.2002 tarih ve 2001/783 - 2002/343 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 05.05.2000 tarihli sözleşmeyle davalı bankadan kullandığı, dövize endeksli konut kredisinin TL'ye uyarlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve esastan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Tüketiciyi Koruma Kanunu'nu 10 ve 23.maddeleri uyarınca tüketici mahkemesince çözümü gerektiği sonucuna varılarak görevsizlik kararı verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı bankaca davacıya kullandırılan krediden doğan borcun geri ödeme koşullarının uyarlanması istemine ilişkin olup, mahkemece görevsizlik kararı verilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10.maddesinde tüketici kredisi, tüketicilerin banka ve benzeri kurumlardan bir mal veya hizmet satın almak amacıyla kullandıkları kredi olarak tanımlanmıştır. Aynı yasanın 23.maddesinde ise, bu yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıklara tüketici mahkemelerince bakılacağı öngörülmüştür. Ancak yasanın 3.maddesinde mal tanımı ticaret konusu eşya olarak yapılmıştır.
Oysa taraflar arasındaki 05.05.2000 tarihli sözleşmenin başlığı tüketici kredisi sözleşmesi olsa bile mahiyetinin dövize endeksli konut kredisi olduğu çekişmesizdir. Nitekim davacı krediyle konut satın almış ve borcun güvencesi olarak ipotek göstermiştir. Bu durum karşısında, değinilen yasanın 10.maddesince tanımlanan tüketici kredisi niteliği taşımayan sözleşmeden doğan davadan dolayı uyuşmazlığın esasına girilmek gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kakarın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy