(818 S. K. m. 50, 51, 145)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 7.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.09.2002 tarih ve 2001/236- 2002/487 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Oya P. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi D. Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı Oya P.'ın malik ve sürücüsü oldukları aracın müvekkili şirkete kasko sigortalı araca çarparak hasarlanmasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek T.T.K.nun 1301.maddesi gereğince, sigortalıya ödenen 650.000.000 TL'nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı Oya P.'dan tahsilini istemiş, birleşen davada ise, müvekkili şirket ile davalı Ahmet Ç. arasında kasko sigorta sözleşmesi bulunduğunun, davalı sigortalının aynı kaza nedeniyle hem müvekkili şirketten sigorta teminatını tahsil ettiğini, hem de mükerrer olarak oyanın aracı olan 35
03 plakalı aracın trafik sigortacısından tahsilat yaptığını ileri sürerek davalıya ödenen 650.000.000 TL sigorta teminatının ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte bu davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Oya P. vekili, davacının sigortalısı Ahmet Ç.'a müvekkilinin trafik sigortacısı tarafından 634.000.000 TL ödendiğini, Ahmet Ç.'ın davacıdan da mükerrer tahsilat yaptığını, davacının kendi sigortalısına sebepsiz zenginleşme davası açması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ahmet Ç. vekili, her iki sigorta şirketinden tahsil ettikleri toplam miktarın hasar bedelinden daha az olduğunu, mükerrer tahsilat bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirkete kasko sigortalı araçta kaza nedeniyle 1.320.000.000 TL hasar meydana geldiği, davacının sigortalı Ahmet Ç.'a 650.000.000 TL ödediği, Ahmet Ç.'ın Oya P.'a ait aracın trafik sigortacısından da 634.000.000 TL tahsil ettiği, böylece poliçe kurallarına aykırı olarak zararı aşan bir tahsilatın söz konusu olmadığı, kazada davalı sürücü Oya P.'ın % 75 oranında kusurlu olduğu, buna göre davacının Oya P.'a 487.500.000 TL için rücu edebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 487.500.000 TL'nin ödeme tarihi olan 27.05.2000 den itibaren yasal faiziyle birlikte Oya P.'dan tahsiline, davacı şirkete sigortalı araç maliki Ahmet Ç. tarafından araçta meydana gelen hasar ile ilgili zararı aşan tahsilat yapılmadığından birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Oya P. vekili temyiz etmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere asıl dava, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rucüen tazminata, birleşen dava ise, sigortacının sigortalısına ödediği kasko teminat bedelinin istirdadına ilişkindir. Aracın maliki, sürücüsü ve sigortacısı B.K'nun 50 ve 51.maddesi hükümlerine göre verilen zarardan müteselsilen sorumlu olup, B.K.'nun 145.maddesine göre de sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Diğer bir deyişle, alacaklının müteselsil borçlulardan birine verdiği ibraname, diğer borçluları da bu miktar için borçtan kurtarır. Somut olayda davacı A. Sigorta A.Ş.'nin sigortalısı (aynı zamanda birleşen davanın davalısı) Ahmet Ç., aracında kazada meydana gelen hasar nedeniyle hem kendi kasko sigortacısı davacıdan 27.05.2000 tarihinde 650.000.000 TL, hem de karşı aracın trafik sigortacısı dava dışı A. Oyak Sigorta A.Ş.'den 09.05.2000 tarihinde 634.000.000 TL alarak onlara ibraname vermiş, ibranamelere ihtirazi kayıt koymamıştır. Davalı Ahmet Ç., karşı aracın trafik sigortasını ibra ettiğinden, onun halefi sıfatı ile hareket eden davacı kasko sigortacısının diğer müteselsil sorumlular malik ve sürücüye karşı bu oranda rücu davası açma hakkı olmadığı için, Oya P. hakkındaki asıl davanın reddedilmesi gerekir. Öte yandan, birleşen dava nedeniyle kurulan hükme yönelik davacı sigortanın temyizi bulunmadığından ve yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Oya P. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy