(818 S. K. m. 133/2) (6762 S. K. m. 1312)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.07.2002 tarih ve 2001/2108-2002/702 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat poliçesi ile sigortalı emtianın davalı taşıyıcı tarafından alıcısına hasarlı olarak teslim edildiğini, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini ileri sürerek ödenen 924.096.280 TL. tazminatın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sigortalı ile davalı zarar sorumlusu arasındaki taşıma sözleşmesinden kaynaklandığını, açılan rücu davasının da eşyanın alıcısına hasarlı tesliminden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği, hasarlı teslimin 29.06.2000 tarihinde yapıldığı davanın ise 05.10.2001 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, nakliyat sigorta poliçesinden kaynaklanan alacağın rucüen tahsili istemine ilişkindir. Davalı tarafından taşınan sigortaya konu emtia 29.06.2000 tarihinde hasarlı olarak teslim edilmiştir. Davacı sigorta şirketi ilk olarak Üsküdar 4. İcra Müdürlüğü'nün 2001/5092 esas sayılı Takip dosyasıyla 26.03.2001 tarihinde davalı taşıyıcı şirket aleyhine icra takibinde bulunmuştur. Zamanaşımı süresinin kesilmesi sebeplerini düzenleyen Borçlar Kanunu 133/2. maddesi alacaklının icra takibinde bulunması zamanaşımını kesen sebep olarak belirlenmiştir. Buna göre icra takibi ile zamanaşımı süresi kesilmiş olur ve kesilmeden itibaren zamanaşımı yeniden işlemeye başlar. Bu nedenle 26.03.2001 tarihinde yapılan icra takibi sonucu zamanaşımı kesildiğinden, 5.10.2001 tarihinde açılan dava, zamanaşımına uğramamış olup, mahkemece işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy