(6762 S. K. m. 336, 339) (1086 S. K. m. 434, 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.09.2002 tarih ve 2001/523 - 2002/469 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, devletin özel bankalara güvence sağlaması ve davalı banka görevlilerinin yönlendirmesi neticesinde parasını off shore hesabında değerlendirdiğini, bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilmesinden sonra parasını alamadığını ileri sürerek, şimdilik 500.000.000.TL.nın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davacının hesap açma talimatı ile Yurt Off Shore Bank'da hesap açıldığı, buna ilişkin belge verildiği, davalı banka ile davalı Off Shore Bank'ın ayrı tüzel kişilikler olduğu, davalı bankanın taahhüt altına girdiğini kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı banka hakkındaki davanın reddine, davalı Ali Balkaner hakkındaki davanın Off Shore Bank'ın ayrı tüzel kişiliği bulunması nedeniyle husumet yönünden reddine, davalı Off Shore Bank hakkındaki davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, T.M.S.F. hakkında bir dava açılmamış olduğundan bu kurum hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili ve T.M.S.F. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava off-shore hesabına yatırılan paranın tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalı Yurtbank A.Ş.' nin Ostim şubesi'nde 6346 nolu hesap açtırarak anılan hesaptaki para ile Yurtbank A.Ş' de off-shore hesabı açılmak üzere talimat vermiş, açılan hesabın vade dolumundan önce 22.12.1999 tarihinde davalı banka Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu' na devredilmiştir. Davacı yan, off-shore hesap açılması talimatı verdiğini kabul etmektedir. Ancak anılan hesabın devlet güvencesi altında olduğu, konusunda banka görevlilerince yanıltıldığını, gerçekte Yurt Security Off-Shore Bank. Ltd. Şti. adında bir şirketin olmadığını, paravan olarak bu şirketin kurulduğunu, ve hesaptaki paranın hiçbir zaman davalı Yurtbank'tan çıkmadığını iddia etmektedir. Bu nedenle davalı Ali Balkaner'in de müşteriyi zararlandırıcı eylemleri nedeniyle sorumlu bulunduğunu ileri sürmüştür.
Davacının açıkça kabul ettiği ve dosyaya ibraz edilen delillerle de anlaşıldığı gibi paranın Off-shore hesabına havale edilmesi konusunda talimatı bulunduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davalı bankada ise dava dışı ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti'nin temerküz hesabı bulunduğu, anılan hesapta mevduat hesaplarının üzerinde bir faiz oranı verildiği, zaten davacının da bu yüksek faiz oranı nedeniyle off-shore hesabı tercih ettiği bir gerçektir.
Bu durumda davacının öncelikle hesapların adına düzenlendiği Off-shore bankası olan ve Kıbrıs'ta mukim Yurt Security Off-shore Ltd. Şti.ne başvurması, buradan sonuç alamadığı taktirde o banka adına işlem yaptığını savunan Yurtbank aleyhine açılması gerekmektedir. Davacı bu dava ile Yurt Security Off-shore Ltd. Şti.ne de yönelmiş ise de hakkındaki davayı atiye terk etmiştir. Bu durumda davalı Yurtbank hakkındaki dava henüz erken açılmış bir davadır.
Öte yandan davalı Ali Balkaner hakkında açılan davanın hukuki dayanağı T.T.K.' nun 339 ve 336. maddeleridir. Yasanın anılan maddeleri gereğince anonim şirket yöneticilerinin şirket ortaklarını veya şirket alacaklılarını zararlandırmaları durumun da şirketin bu yüzden uğradığı zararları yöneticilere karşı rücu hakkı da vardır.
Bu durumda mahkemenin davalı Yurt bank hakkında ayrı tüzel kişilik olduğu ve taahhüt altına girdiği hususunun kanıtlanamadığından davanın reddi ve Ali Balkaner hakkında husumetten red kararı vermesi, davacının gerek Yurt Security Off-Shore Ltd.den alacaklarını tahsil edememesi durumunda davalı bankanın sorumluluğuna gitmesini, gerekse bankanın kendi yöneticilerine rücu olanağını ortadan kaldırıcı nitelikte olması nedeniyle doğru görülmemiştir.
Ancak her halükarda davacının ayrı tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Off-Shore Ltd. Şti.ne karşı açtığı davayı atiye terk etmesi ve doğrudan davalılar aleyhine açtığı davaya devam etmesi bu aşamada erken açılmış bir dava olduğundan sonucu itibarı ile doğru kararın HUMK. 'nun 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
2- Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK.nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz defterine kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir. T.M.S.F. harca tabi değil ise de, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydedilmesi gerekmektedir. Bu işlem yapılmaksızın verilmiş temyiz dilekçesinin incelenme kabiliyeti bulunmaması nedeniyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, aşağıda yazılı bakiye 2.920.000 lira temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, davalı T.M.S.Fonu harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 26.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy