(6762 S. K. m. 1264, 1267, 1295)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bolu Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.07.2002 tarih ve 2000/495 - 2002/285 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Sigorta vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, mülkiyeti müvekkiline ait iki dairenin davalıya 14.10.1999 tarihinde ayrı ayrı sigortalandığını, daireden 11/4 numaralı dairenin poliçesinin düzenlenmesine rağmen, 11/5 numaralı daireye ait poliçenin geç düzenlendiğini, bu arada 17 Kasım depreminin meydana geldiği, davalının kusurlu hareketi sonucu müvekkilinin anılan daireye ait 1.250.000.000 TL tazminat alacağından mahrum kaldığını ileri sürerek, bu miktarın faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 11/5 numaralı konut için düzenlenen poliçenin 18.01.2000 başlangıç tarihli olduğunu ve bu poliçeye ait prim borcunun ödenmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı sigorta ettirenin tamamen davalı sigorta şirketinin kusurundan kaynaklanan bir sebeple prim borcunu ifa edemediği, bu nedenle poliçe verme yükümlüğüne aykırı hareket eden sigortacıdan tazminat talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne kara verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sigorta şirketince zamanında poliçe düzenlenmemesinden dolayı davacının uğradığı zararın tazmini istemine ilişkindir. T.T.K.'nun 1295/1 maddesine göre sigorta priminin tamamının defaten veya taksitle ödenmesi konusunda anlaşma varsa prim ile taksidinin sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir. T.T.K'nun 1264/4maddesine göre, ancak sigorta ettiren yararına değiştirilebilen bu hüküm emredici niteliktedir. Diğer bir deyişle, poliçenin tesliminden önce prim borcu muaccel hale gelmez. Sigortacı, TTK'nun 1267 nci maddesi uyarınca sigorta poliçesini mukavele tarihinden 24 saat veya mukavele tellal vasıtasıyla yapılmışsa en geç 10 gün içinde sigorta ettiren kimseye vermeye mecburdur. Buna göre, dosyada mevcut sigorta başvuru formu incelendiğinde 11/5 numaralı daireye ait olduğu ve 14.10.1999 tarihinde tanzim edildiği, ancak daireye ait poliçenin 18.01.2000 başlangıç ve tanzim tarihli olduğu anlaşılmıştır. Gerek dosyadaki bilgi ve belgelere, gerekse dinlenen tanık ifadelerine göre, davacının 11/5 numaralı dairesine ait poliçenin, sigorta şirketinin kanuni yükümlüğünü yerine getirmemesi nedeniyle zamanında düzenlenmediğinden, davacının prim ödeme borcunu ifa edemeyerek bu esnada gerçekleşen rizikodan dolayı sigorta himayesinden davalının kusuru nedeniyle yararlanmadığı anlaşılmıştır. Davacının talebi haklı olmakla beraber talep ettiği hasar bedelinin tamamen kabulü yerinde değildir. Davacı, poliçe zamanında düzenlenseydi deprem teminatında öngörülen müşterek sigorta ve muafiyet oranlarına tabi olacaktı. Dosyada mevcut poliçede de deprem teminatındaki müşterek sigorta ve muafiyet oranları belirlenmiş bulunmaktadır. Buna göre davacının talep edebileceği tazminat miktarı, poliçe zamanında düzenlenmiş olsaydı, poliçe kapsamında hak kazanacağı sigorta bedelini geçmemelidir.
Öte yandan 11/5 nolu daireye ait poliçe tanzim teklifnamesinin sonuçlarını takip etmeyen o poliçe için prim borcunu yerine getirmek üzere sigortaya başvurmayan T.T.K.'nun 1267.maddesinde ki sürelerde poliçeyi talep hakkını iki aya yakın bir sürede kullanmayan davacının da olayda müterafik kusurunun bulunduğunun da kabulü gerekir.
Mahkemece, bu yönler üzerinde durularak, talep edilebilecek bedelin sigorta konusunda uzman bilirkişiye hesaplattırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde talebin tamamının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı sigorta vekilinin temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar verilerek, kararın bu yüzden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı sigorta vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy