(6762 S. K. m. 1279, 1295, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02.10.2002 tarih ve 2000/1377-848 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketçe nakliye rizikolarına karşı sigortalı polipropilen granül emtiasının 20 tonluk bölümünün, davalıların asıl-alt taşıyıcısı ve üçüncü kişilere karşı sorumluluk sigortacısı oldukları araçla taşınması esnasında hasarlandığını, sigortalısına hasar bedelinin ödendiğini ileri sürerek, (3.287.000.000) TL.nin faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı D... Uluslararası Nakliyat İnş. San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekili, zarara neden olduğu iddia edilen aracın diğer davalıya ait olduğunu savunmuştur.
Davalı S... Uluslararası Taş. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili, talebe konu ziyanın oluştuğu nakliye ile ilgili poliçenin tanzim tarihinin kaza tarihinden dört ay sonrasında düzenlendiğinden geçersiz bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı İ... Sigorta A.Ş. vekili, söz konusu ziyanın teminat dışında kaldığını, anılan sevkiyatın aylık bildirimi yapılmadığından sigorta kapsamı dışında bulunduğunu belirterek, müvekkili şirket yönünden davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, her ne kadar davacı şirketle sigortalı arasında 14.01.1999 başlangıç tarihli abonman sigorta sözleşmesi mevcut ise de, spasifik poliçenin hasardan yaklaşık 4 ay sonra düzenlendiği, poliçede teklif tarihinin 22.12.1999 tarihinde yapıldığı belirtilmiş ise de, böyle bir bildirimin varlığı ve sigorta ilişkisinin bu tarihte doğduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere, davacı sigortacının davalı taşıyıcıya karşı açmış bulunduğu işbu rücu davası, davacı sigorta ile dava dışı sigortalı arasında abonman nakliyat sigorta poliçesi bulunsa bile, hasarın meydana geldiği taşımaya ilişkin sigorta poliçesinin rizikonun gerçekleşmesinden sonra düzenlendiği ve bu tarihten önce dava dışı sigorta ettiren tarafından taşımaya ilişkin bildirimin sigortacıya yapıldığının kanıtlanamamış olması nedeniyle sigortacı tarafından yapılan tazminat ödemesinin geçerli bir akdi ilişkiye dayanmadığı, bu nedenle de sigortacının rücu hakkının doğmadığı gerekçesi ile, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, mahkemenin yukarıda açıklanan gerekçesinde değinildiği gibi, sadece abonman sözleşmesinin bulunması spesifik yani belirli bir taşımaya ilişkin akdi ilişki ve bildirim olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğu kabul edilemez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Ancak, dava konusu olayda, rizikonun gerçekleşmesinden önce bildirim yapılarak, sırf prim tahsili amacına yönelik olarak yapılan poliçenin rizikodan sonra tanzim edilmiş olması olayda TTK'nun 1279. maddesinin tatbikini gerektirmez. Halefiyet halinin kendi durumunu ağırlaştırmayan ve esasen zarardan sorumlu olduğu halde bu sorumluluktan kurtulmak isteyen taşıyıcının, böyle bir durumda ihbarın rizikonun gerçeklemiş olduğunu bile bile sigorta ettiren tarafından yapıldığının ispat külfeti altında olduğunun kabulü gerekir. Oysa dava dosyasında davalı tarafın bu yönde bir delil göstermediği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, davacı sigortacının TTK'nun 1295/4. maddesi ile aynı Yasa'nın 1301. maddesi uyarınca halefiyet hakkını kazandığının kabulü gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde, davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy