(6762 S. K. m. 1279, 1344, 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 7. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21.9.2001 tarih ve 2000/261-2001/1016 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline Nakliyat Sigorta Poliçesi ile sigortalı M.... Tekstil Ltd.Şti.ne ait tekstil malzemelerinin İspanya'dan Türkiye'ye gönderilmek üzere davalıya ait araca noksansız olarak yüklendiğini, aracın Fransa-Marsilya'da hırsızlık olayına maruz kalıp 14 koli malın çalındığını ileri sürerek, sigortalılarına ödedikleri 2.241.500.000-liranın 7.9.1999 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aracın fiili seyir süresi dolduğu için istirahat etmek amacıyla parka çekildiğini, hırsızlık olayında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savuna, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından davanın kısmen kabulü ile 1.392.209.590-liranın 7.9.1999 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, Nakliyat sigorta poliçesine dayalı rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Dosya içerisinde bulunan " ön soruşturma şahadet beyannamesi ve araç içindeki hırsızlıkla ilgili tutulan tutanağa "göre hırsızlık tarihi 30.6.1999 gün ve Saat 20.00 ve 1.7.1999 gün ve saat 06.00 dır. Oysa, davacı sigorta şirketi tarafından düzenlenmiş bulunan 1410410514 nolu Nakliyat Sigorta Poliçesi 1.7.1999 tarihinde düzenlenmiştir. Davalı vekili ek bilirkişi raporuna itirazında bu hususa değinerek, davacının sigorta poliçesinin TTK. 1279 ve 1344. madde hükümleri uyarınca, hükümsüz olduğunu savunmuştur. Sigortacının TTK. 1301. Madde hükmü uyarınca, halefiyet hakkının doğması için öncelikle geçerli ve yürürlükte bir sigorta sözleşmesinin bulunması, sigortacının bu sözleşmeye dayanarak sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve nihayet sigortalısının kendisine zarar verene karşı dava hakkının bulunmasının mevcut olması koşullarının gerçekleşmesi gerekir. Geçerli bir sigorta sözleşmesi yok ise, gerçekleşen riziko nedeniyle ödeme yapan sigorta şirketinin rücu hakkı doğmaz. Oysa, mahkemece alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme gerekçesinde bu yön tartışılmadan karar verilmiştir. Bu itibarla mahkemece, bu konu üzerinde durularak, öncelikle bu husus davacı sigortacıya açıklattırılıp, bu açıklamaya göre gerektiğinde delilleri toplanılarak, sigorta poliçesinin dava konusu olayı kapsayıp kapsamadığının takdiri ile sonucuna göre davalı taşıyıcı şirketinin sorumluluğunun tayini gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy