(2219 S. K. m. 31) (Özel Hastaneler Tüzüğü m. 34)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 3. Ticaret Mahkemesince verilen 8.10.2001 tarih ve 2000/1042-2001/1189 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 30.4.2002 günde davacı avukatı Önder Saral gelip, davalılar avukatı tebligata rağmen gelmediklerinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Harun Kara tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremde uyanarak fırladığını, çıkış kapısının devrilen eşyalar nedeniyle kullanılamadığını, balkona çıktığı sırada sarsıntının etkisi ile düştüğünü ve ağır yaralandığını, davalı hastanede tedavi gören müvekkilinin (11.832.875.116) lira tedavi gideri ödemek zorunda kaldığını, oysa, Sağlık Bakanlığının 11.10.1999 tarihli yazısı gereğince tedavinin ücretsiz yapılması gerektiğini, rizikonun deprem nedeniyle oluşmadığı düşünülürse, müvekkilinin diğer davalı sigorta şirketine Ferdi Emek Medikal Sigortasının bulunduğunu, bu davalının da ihbara rağmen ödeme yapmadığını ileri sürerek, (11.832.875.116) liranın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İnt. Hospital A.Ş. vekili, davacının psikolojik nedenlerle balkondan atladığını, depremzede tanımına girmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı sigortacı vekili de, olayın deprem riski sonucu meydana gelmiş olup, teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve savunmaya, toplanan delillere, bilirkişi raporuna nazaran, davacının deprem sırsında dengesini kaybederek balkondan düşmüş olup, yaralanma ile deprem arasında uygun illiyet bağı bulunduğu, bu itibarla, deprem risklerine teminat vermeyen davalı sigortacının sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı yönünden ise, büyük olasılık ile deprem sırası korku ve panik ile balkondan atlayan davacının tedavi için hastaneye başvurmak ile arada bir vekalet ilişkisinin doğduğu, davalının gerekli tedaviyi yaparak ücrete hak kazandığı, bu arada üçüncü kişi durumunda olan Bakanlık genelgesine dayanarak davacının ödediğini geri isteyemeyeceği, genelgeye aykırı davranışın davalıyı Bakanlığa karşı sorumlu tutacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin davalı Emek Hayat Sigorta A.Ş. yönünden verilen karara yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın bu davalı yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı İnternational Hospital A.Ş. yönünden temyiz itirazlarına gelince, yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı taraf, 17. Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen depremde yaralandığını, Bakanlık genelgesine göre, tedavisinin ücretsiz yapılması gerektiği halde ücret alındığını ileri sürerek ödediği ücretin bu davalıdan istirdadını istemektedir. Davacının tedavisini gerektiren yaralanma hadisenin depremden illiyetsiz kabul etmek mümkün değildir. Nitekim, mahkemece de, böyle kabul edilmiş ve deprem risklerine teminat vermeyen sigortacı yönünden dava bu gerekçe ile ret olunmuştur. Sağlık Bakanlığı'nca 18.8.1999 ve 19.8.1999 tarihinde depremden etkilenen il valiliklerine gönderilen genelgelerde, Özel Hastaneler Kanununun 31. ve Özel Hastaneler Tüzüğü'nün 34. maddeleri gereğince, hastane mevcut kapasitesinin %5'i oranında ücretsiz tedavi hizmeti verilmesi, aşan hastalarla ilgili muayene ve tedavi giderlerinin asgari ücret tarifesi üzerinden Bakanlığa gönderilmesi istenilmiştir. Deprem gibi olağanüstü bir tabiat olayının zararlarını ve acılarını azaltmaya yönelik dayanağını yasadan alan böyle bir Bakanlık genelgesi, kamu düzeni ile ilgili olup, davacı ile tedavi hizmeti veren davalıyı ilgilendirmeyen alâlede üçüncü kişi tasarrufu olarak nitelendirilemez. Deprem nedeniyle yaralanan davacıya tedavi hizmeti veren davalının, yasa gereği anılan Bakanlık genelgelerine uygun davranması zorunludur.
Bu durumda mahkemece, davalının 18.8.1999 ve 19.8.1999 tarihli Bakanlık genelgelerine uymak zorunda olduğunun kabulü ile, Özel Hastaneler Kanununun 31. maddesi ve ilgili tüzük hükümleri gereğince, davalı kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak, mevcut yatak kapasitesine göre, davacının, ücretsiz tedavi verilmesi gereken ilk %5 gruba girip girmeyeceğinin tespiti, şayet, davalı bu oranda ücretsiz tedavi hizmeti vermiş ise, davalının Bakanlık genelgelerine uymak zorunda olduğunun kabulü ile, bu ilkeler çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapmak gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenlerle kararın davalı Emek Hayat Sigorta A.Ş. yönünden ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, taktir edilen 250.000.000 lira duruşma vekillik ücretinin davalı İnt. Hospital A.Ş.den alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy