(2918 S. K. m. 2, 20, 87) (818 S. K. m. 43)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.04.2002 tarih ve 2000/18 - 2002/37 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar ve davalılar Mehmet D., A. Ltd. Şti. ile Atakan T. vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalıların maliki, işleteni, sürücüsü, zorunlu trafik sigortacısı bulundukları araçların çarpışması sonucu, davalı Atakan T.'in kullandığı araçta yolcu olarak bulunan müvekkillerinin murisleri Ender E.'ın vefat ettiğini, ölüm nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, şimdilik 16.500.000.000 TL maddi 6.500.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Mehmet D. vekili, istenen tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Atakan T. vekili, müvekkiline atfedilen kusur oranını kabul etmediğini, davacıların iki erkek çocuğu olduğunu tazminat hesabında bunun gözetilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflarca sunulan kanıtlar ve yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, ertelemeye tabi olan ceza mahkemesi kararında kazanın meydana gelmesinde davalı Atakan T.'in 6/8 Mehmet D.'un 2/8 oranında kusurlu olduklarının anlaşıldığı, davalı Atakan T.'in davacıların murisi ile 100.Yıl Köyüne gezmeye gittikleri aracın ticari araç olmayıp Ender Y.'ın para karşılığı seyahat ettiğine dair herhangi bir kanıt bulunmadığı görülmekle taşımanın hatır taşıması olarak kabul edilip maddi ve manevi tazminattan bir miktar indirim yapılması gerektiği,34
57 plaka sayılı araç kaza tarihinde davalı Mustafa O. adına kayıtlı ise de, tanık beyanı ve sunulan sözleşmeden aracın harici olarak satıldığı anlaşıldığından anılan davalının işleten sıfatı kalmadığı, hatır taşıması nedeniyle %30 indirim yapıldıktan sonra davacı anne Müyesser için 1.794.521.000TL,davacı baba Sami için 1.529.590.000TL maddi tazminat belirlendiği, davacı kardeşlerin maddi destekten yoksun kalmadıkları, tarafların mali ve sosyal durumları ile davacıların ölüm nedeniyle üzüntüleri dikkate alınarak manevi tazminat takdir edildiği gerekçesiyle, davalı Mustafa O. hakkındaki davanın reddine, davacı Müyesser için 1.794.521.000TL, davacı Sami için 1.529.590.000TL maddi tazminatın davalı B. Sigorta A.Ş. poliçe limiti olan 1.500.000.000TL ile sınırlı olarak diğer davalılardan tahsiline, davacılar Müyesser ve Sami için 1.400.000.000TL'şer davacı Erdal için 700.000.000TL,davacı İsa için 525.500.000TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi ile Mustafa O. dışındaki diğer davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı,davacılar ile davalılar Mehmet D., A. Tar.Ltd.Şti. ve Atakan T. vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar ve mümeyyiz davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bent aksamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalı Mustafa O., kazaya karışan 34 ABC 57 plaka sayılı aracı kaza tarihinden önce sattığını savunmuş ve bu konuda tanık dinletmiştir.Söz konusu aracın davalı Mustafa O. adına trafikte kayıtlı olduğu konusunda uyuşmazlık da, yoktur. Uyuşmazlık, anılan davalının kaza sırasında araç işleteni sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmıştır. KTK'nun 2 nci maddesinde araç maliki olarak, araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişi tanımına yer verilmiş bulunmaktadır. Bu durumda araç sahipliğine karine olarak trafik sicilinde o araç adına malik sıfatıyla kayıt açılan kişi olarak anlaşılmak gerekir. Ne var ki, bu kayıtlar her zaman gerçek araç malikini göstermeyebilir. Çünkü araç üzerindeki mülkiyet, KTK'nun 20 nci maddesi uyarınca noterlikçe düzenlenecek satış sözleşmesi ve araç üzerindeki zilyetliğin devri ile başkalarına geçebilir. Görüldüğü üzere, araç mülkiyetinin devri için zilyetliğin devri yeterli olmayıp, noter huzurunda satış zorunludur. Somut olayda, kazaya karışan aracın noter huzurunda yapılan satışı kazadan yaklaşık dört ay sonra gerçekleşmiştir. Bu halde, aracın kayıt maliki, Mustafa O.'nun diğer davalılarla birlikte tazminattan sorumlu tutulması gerekirken, hakkındaki davanın reddi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
3- Öte yandan, davacıların murisinin hatır taşıması ile kazaya karışan araçta bulunduğu gerekçesiyle belirlenen tazminattan %30 oranında bir indirim yapıldığı anlaşılmıştır. Oysa hatır taşıması savunması sadece ölenin yolcu olarak bulunduğu araç maliki Mustafa O. tarafından yapıldığı gibi, hatır yolculuğunda, yolcunun bulunmadığı ve karşıdan gelen araç yönünden bir indirim yapılması da, olanaklı değildir. Mahkemece, bu hususlar dikkate alınmadan tüm davalılar yönünden tazminattan indirim yapılması da, isabetli bulunmamış ve kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 Nolu bentte yazılı nedenlerle, tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 Nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın taraflar, 3 Nolu bette yazılı nedenlerle, davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 03.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy