(3095 S. K. m. 2/3) (1086 S. K. m. 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Şişli Asliye 5.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.07.2002 tarih ve 2002/244-2002/1003 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalı İ. Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait kabloların davalılarca gerçekleştirilen kanalizasyon yenileme çalışmaları sırasında hasara uğratıldığını ileri sürerek 788.958.284 TL. nın hasar tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı İ. Genel Müdürlüğü vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, duruşmalara katılmamış ve savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalıların %100 kusurlu bulundukları, talebin kadri maruf olduğu, olayın haksız fiilden kaynaklanması sebebiyle tarafların tacir olmasına bakılmaksızın yasal faiz uygulanacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalı İ. Genel Müdürlüğü vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 3095 sayılı Yasa'nın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/3. maddesi uyarınca, gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, talep halinde, TC Merkez Bankası'nın kısa vadeli avans kredilerine uyguladığı faiz oranında, reeskont türünden temerrüt faizine hükmetmek gerekirken, mahkemece, yazılı gerekçelerle yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
2-Davalı İ. Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarına gelince, HUMK. nun 432. maddesi uyarınca temyiz süresi 15 gündür. Davalı vekiline mahkeme kararı 25.09.2002 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekilince karar, temyiz süresi geçirildikten sonra 11.10.2002 tarihinde temyiz edilmiş olmakla, HUMK. nun 432/4. maddesi uyarınca, davalı vekilinin süresinde yapılmayan temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı İ. Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin reddine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.06.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy