(2918 S. K. m. 109) (818 S. K. m. 133)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Çorum 1.Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 30.4.2001 tarih ve 2001/67-239 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların maliki ve sürücüsü bulundukları aracın, müvekkili şirket nezdinde kasko sigortalı vasıtaya 2/8 oranında kusurlu biçimde çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla girişilen takibe de davalılar tarafından itiraz edildiğini ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptali ile birlikte, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, olay tarihi ile dava tarihi arasında 2918 sayılı Kanunun 109/1.maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle zamanaşımı definde bulunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara nazaran, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı şirket nezdinde kasko sigortalı araca, davalıların ilgilisi bulundukları vasıtanın çarpması nedeniyle, sigortalısına ödeme yapan davacının, rücuen alacağının tahsili amacıyla giriştiği takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ilişkindir.
Mahkemece, davanın zamanaşımı süresinden sonra açıldığı kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş ise de, B.Knun 133/2.maddesi uyarınca davalılar hakkında icra takibine girişilmekle, zamanaşımı süresi kesilip, B.Knun 135.maddesi uyarınca yeni bir süre işlemeye başlayacağından, takibe ve davaya konu trafik kazasından itibaren, 2918 sayılı Yasanın 109.maddesinde öngörülen 2 yıllık süresi içersinde girişilen icra takibiyle, zamanaşımının kesildiği gözden kaçırılarak, süresinde olduğu halde, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi yanlış olmuş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA,ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy