(1163 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kastamonu Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 30.3.2001 tarih ve 2000/439-2001/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı Refik Gökçeoğlu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalı kooperatifin ortağı olduklarını, inşaat malzemeleri satıcılarından işyeri değer farkı olarak 3.200.000.000 lira alınmasına dair 29.06.2000 günlü genel kurul toplantısında alınan kararın yasa ve anasözleşmeye aykırı olduğunu ileri sürerek, anılan genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Kooperatifler Kanununun 53.maddesi uyarınca davacıların dava açma hakkı bulunmadığını, alınan kararın yasa, anasözleşme ve eşitlik kurallarına uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, toplantı çağrısının usulüne uygun olmadığından genel kurul kararının iptaline ilişkin iddianın genişletilmesine davalı tarafın muvafakat etmediği, Kooperatifler Kanununun 53.maddesinde toplantıda hazır bulunmayanların hangi hallerde iptal davası açabileceğinin belirtildiği, davacıların 31.7.2000 tarihli dilekçelerinde iptal sebebi olarak gösterdikleri hususlarda dava açma hakları bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Refik Gökçeoğlu vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalı kooperatifin 29.06.2000 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararın iptalini istemiştir. Davalı kooperatif anasözleşmesinin 28 nci maddesi hükmüne göre, genel kurula çağrının, toplantı gününden en az 30 gün önce yapılması zorunludur. 29.06.2000 tarihli genel kurul tutanağında ise, davetiyelerin 2.6.2000 tarihinde ortaklara taahhütlü olarak gönderildiği belirtilmiştir. Buna göre, çağrı ile toplantı arasında 30 gün bulunmadığından, usulüne uygun çağrıdan bahsedilemez. Genel kurul kararlarının iptali için dava açabilecek kimseler ve dava açma koşulları 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 53.maddesinde düzenlenmiştir. Mahkemece, çağrının usule uygun olup olmadığı da dahil, dava açma koşullarının tümü resen dikkate alınmalıdır. Dava dilekçesinde değil de, replik layihasında çağrının usulsüz olduğunun belirtilmesi, iddianın genişletilmesi olarak nitelendirilemez.
Mahkemece, davacı ortağın iptal davası açma hakkı bulunduğu kabul edilerek, işin esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle mümeyyiz davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hükmü temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.3.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy