(1163 S. K. m.1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 2.Hukuk Mahkemesince verilen 3.5.2001 tarih ve 1999/191-2001/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 7.5.2002 günde davalı SS.Maksan Koop. Mensupları Ali Çayır, Turhan Ay, Bilal Küçüközcan, Enver Çam gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan davalı kooperatif mensupları dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Verda Çiçekli tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, akçalı yükümlülüklerini yerine getirmediği neden gösterilip, ortaklıktan çıkarıldığını, çıkarma kararının iptaline ilişkin mahkeme kararının kesinleştiğini, ancak davalı kooperatifçe kendisine bir konut tahsis edilmediğini, gerçek kişi davalıların yönetim kurulu üyeleri olup, kişisel sorumlulukları bulunduğunu ileri sürerek, davalı kooperatif elinde bulunan konutlardan birinin mülkiyetinin müvekkile aidiyetinin tespiti ve tescilini, mümkün bulunmadığı takdirde fazlaya ilişen hakları saklı tutularak ( 5.000.000.000 ) liranın 5.1.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif vekili, davacının birinci isteminin kabul edilemeyeceğini, dairelerin şu andaki değerlerinin ( 3.500.000.000 ) lira olduğunu, ancak davacının diğer ortaklar kadar ödeme yapmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia ve taraflarca sunulan kanıtlara göre, davacının toplam ödemesinin ( 192.500.000 ) lira olup, 10.11.1994te bu parayı talebe hak kazandığı, sözkonusu paranın erken ödeme koşulları ve kendisine daire tahsis edilmediği dikkate alındığında buna 1.60 oranında ilave yapılması ve bunun ilavesi ile toplamının ( 500.500.000 ) liraya ulaştığı bu paranın 10.11.1994 tarihinden dava tarihine kadar yasal faizi ile birlikte ( 1.181.040.983 ) lira olup, davacının bu miktarı isteyebileceği, dava tarihi itibariyle daire bedelinin 5 milyar lira olarak tespit edilip, davacının ödemelerine karşılık isteyebileceği miktar ( 2.662.500.000 ) lira olarak belirlenmiş ise de, bu miktarın davalılarca kabul edilmediği, davacının diğer ödemelerini yapmadığı ve 30.6.1999 tarihine kadar faiz ile birlikte ( 1.351.050.000 ) lira ek ödeme yapması gerektiğinin kooperatifçe bildirildiği, yönetim kurulu üyelerinin tazminattan sorumlu olmadığı ve davalı kooperatifin elinde daire bulunmadığı gerekçesiyle, ( 1.181.040.983 ) liranın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline, diğer davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı gerçek kişilerin kooperatif yöneticisi olup, ihraç işlemlerini kooperatif adına yaptıkları ve bundan dolayı ortağa karşı şahsi sorumlulukları bulunmamasına göre, davacı vekilinin bu davalılarla ilgili temyiz itirazlarının reddi ile anılan davalılar hakkında verilen kararın onanması gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin davalı kooperatifle ilgili temyiz itirazlarına gelince; 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 1 nci maddesi hükmü uyarınca kooperatiflerin ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini özellikle meslek ve geçimlerine ait ihtiyaçlarını karşılıklı yardım ve dayanışma içerisinde sağlamak amacıyla kurulmuş olmalarına ve ticari ortaklık sayılmamalarına göre, hükmedilen alacağa yasal faiz yürütülmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Ancak, Dairemizin yerleşmiş uygulamasına göre, kooperatiften haksız olarak ihraç edilen ve bu nedenle konut veya işyeri alamayan ortağın eksik ödemeleri nedeniyle bu konut ya da işyeri karşılığı kooperatiften ne miktar tazminat isteyebileceği aşağıdaki formüle göre tespit edilmektedir.
1-Önce, ortaklara tahsis edilen konut veya işlerinin dava tarihi itibariyle rayiç değeri saptanmalıdır.
2-Davalı kooperatife normal ödemelerini gerçekleştiren bir ortağın ödemelerinin ödeme yaptıkları tarihler itibariyle toplam ödemeler dava tarihe kadar ( Toptan Eşya Fiyat Endeksi ortalama rakamları esas alınarak ) taşınarak, güncel değeri bulunmalıdır.
3-Bundan sonra, yukarıda ( 1 ) Nolu bentte bulunan değerden ( 2 ) Nolu bentte bulunan değer çıkartılarak kooperatife normal ödeme yapan bir ortağın, bu ödemelerine ne miktar yararlanma sağladıkları ortaya çıkarılmalıdır.
4-Bunu takiben, davacı eksik ödeme yapan ortağın ödentileri ( 2 ) Nolu bentteki ilkelere göre, dava tarihine taşınarak eksik ödeme miktarı da, güncelleştirilmelidir.
5-Bu saptamalardan sonra, normal ödentilerini ödemiş bulunan bir ortağın yukarıda ( 2 ) Nolu bentte bulunan ödemelerinin güncel değeri karşılığı, gene yukarıda ( 3 ) Nolu bentte bulunan bir yararlanmayı sağladığına göre, davacının ( 4 ) Nolu bentte eksik ödemelerin güncel değerinin ne miktarda yarar sağlaması gerektiği orantı kurallarına göre belirlenmelidir. Yani, sonuç olarak ( 4 ) Nolu bentte bulunan miktar ( 3 ) Nolu bentte bulunan değerle çarpıldıktan sonra bulunan miktarın ( 2 ) Nolu bulunan miktara bölünmesi sonucu bulunacak miktar davacı ortağın bu davada kooperatiften isteyebileceği zarar miktarı olmalıdır. Yukarıda belirtilen hesap şekline uygun düşmeyen yöntemlerle tazminatın hesaplanması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) Nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın ONANMASINA, ( 2 ) Nolu bentte yazılı nedenle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 3 ) Nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekili duruşmaya gelmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 7.5.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy