(4721 S. K. m. 775, 776) (1163 S. K. m. 14/son)
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11.04.2001 tarih ve 1996/705-2001/277 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hasan K. tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan kooperatifçe inşa edilen ve ferdileşme sonucu, davalılardan Fikriye adına tapuya tescil edilen dairenin 07.06.1990 tarihinde müvekkiline satıldığını, ancak davalılardan Hasan'ın açtığı dava sonunda, müvekkili adına olan tapu kaydının iptaline, Hasan adına tesciline karar verilip kesinleştiğini, müvekkilinin o daireye faydalı ve zaruri masraflar yaptığını, davalılardan Hasan'ın sebepsiz zenginleşen taraf olduğunu, Hasan'ın kooperatife ödeme yapmadan daire sahibi olduğunu, taşınmazın rayiç değerinin tazminine karar verilmesini istediklerini ileri sürerek, şimdilik 2.500.000.000-liranın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı kooperatifin davadan önce sicilden terkin edildiğinin anlaşılması üzerine bu davalı hakkındaki davadan feragat edildiği, dairenin dava tarihi itibariyle değerinin, davalılardan Hasan'ın daireye katkıları düşüldüğünde 2.076.250.000-lira olarak hesaplandığı, daireyi davacıya satan davalı Fikriye'nin de sorumlu olduğu, kesinleşen mahkeme kararı ile dairenin davacının elinden alınması nedeniyle davacı zararının doğduğu gerçekleriyle, davanın davalılardan Hasan ve Fikriye bakımından kısmen kabulüne, davalı kooperatif hakkındaki davanın feragat nedeniyle REDDİNE karar verilmiştir
Kararı, davalılardan Hasan temyiz etmiştir.
Davacının davalılardan kooperatifteki payını davalılardan Fikriye'den devraldıktan sonra, davalılardan Hasan'ın açtığı dava sonunda devrin iptaline karar verilip kesinleşmesi üzerine Hasan'ın paya konu daireye oturduğu ve sonuçta onun adına tapu kaydının oluştuğu noktaları çekişmesiz olup; dava, o daireye faydalı ve zaruri masrafları yapıldığı iddiasına dayalı ve sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Kesinleşen ilam, hak sahibini belirlemekte olup, sebepsiz zenginleşmeye dayalı iş bu davanın açılmasına engel değildir. Ne var ki, davacı, üyeliği davalılardan Fikriye'den devralmış olup, davalılardan Hasan ile davacı arasında sözleşme ilişkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla, davacı karşısında eğer sebepsiz zenginleşen biri varsa, o da davalılardan Fikriye'dir.
Bu durum karşısında, mahkemece, davalılardan Hasan hakkındaki davanın REDDİNE karar verilmesi gerekirken, Hasan'ın hangi hukuki nedenle sorumlu tutulduğunun da karar yerinde açıklanmaması suretiyle de yazılı şekilde hüküm tesisi, doğru olmamıştır.
Sonuç:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan Hasan'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 27.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy